>Mutlu Yıllar!

>

Evettt yolculuk günü geldi çattı, daha valizimi tam hazırlayamadım bile, eve gider gitmez toparlanıp annişimle yola çıkıp Zdravstvuite Moscow diyeceğiz 🙂 Canım babamla hasret gidereceğim için çok mutluyum! Bir de inşallah bir aksilik çıkmazsa Merail ile tanışacağız, ayyy çok heyecanlıyım, ilk blog arkadaşımla tanışma firsatı buluyorummmm!!!! Döner dönmez de ayağımın tozuyla tatlı blog arkadaşım Özlemciğimin düğününe katılacağım, onu da ilk defa düğün gecesi gelinlikler içinde göreceğim için ayrıca çok heyacanlıyım!!! 2007 yeni arkadaşlıklar yılım olucak sanırım heyoooo 🙂
Bu arada üstteki fotoğraf 2004 yılında çekilmişti, bakıyorum da o zamandan bu zamana ne kadar çok şey değişmiş, ayrılıklar, hüzünler, ağlamalar, bunalımlar yerini çok daha güçlü ve daha huzurlu bir Sibel’e bırakmış, ne güzel… Umarım 2007 yılında da bu böyle devam eder…
Tatlı ailem, canım arkadaşlarım (gerçek & blog hepiniz dahilsiniz!) yeni yılda tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini diliyorum, herşey gönlünüzce olsun, ben gelene kadar kendinize iyi bakın oldu mu? Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum ve iyi şeyler dilemeye devammmm diyorum, MUTLU YILLARRRRRR 🙂
Advertisements

>Contemporary Istanbul

>

Lütfi Kırdar’da dün başlayan ve pazar gününe kadar devam edecek olan “Contemporary Istanbul” fuarı 150’yi aşkın sanatçının resim, heykel, fotoğraf, video art ve dijital sanat eserlerine ev sahipliği yapacakmış. Bu sanat fuarında Andy Warhol, George Baselitz, Keith Haring, Robert Rauschenberg, Roy Lichtenstein ve Alex Katz gibi çağdaş ustaların eserlerinin yanı sıra yeni sanatçıların eserlerine de yer verilecekmiş. Bu fuarı gezmek isterdim doğrusu ama ne yazık ki bu haftasonu cumartesi & pazar tüm gün eğitimde olacağım için gitme fırsatım yok ama ilgilenenlere duyurulur…

>İşte Bond Kızları

>

Blogger problemi çözülmüş, artık şirketten de sayfama girebiliyorum, heyoooo çok mutluyum:) Böylece haftaya keyifli başlamış oldum!!!
Cuma akşamı çekilen fotoğrafımızı ekledim şimdi hemen, ayyy ben bayağı bir frikik vermişim ama çok şükür görünürde hiç selülit yok karizma yerlerde değil yani 🙂 Bu arada böyle güldüğümüze bakmayın sinirden ağlayacaktık aslında ya bir partiye herkes eşiyle mi gelir, bizim dışımızdaki herkes koluna sevgilisini/eşini takmış salına salına havasını attı, bir biz böyle sap gibiydik, kaderimize lanetler okuyarak evimize geri döndük yani hiii hiii 🙂
Hepinize harika bir hafta diliyorummmm!!!!

>Blog keyfim yarim kaldi…

>Uzun bir aradan sonra herkese merhabaaaa!!!!! Sirkette ne yazik ki beta blogger’a sifreyle girmemiz yasaklandi, artik sabahlari ise baslamadan ya da oglen yemek aralarinda birkac dakikalik kacis noktamdan mahrum birakildim 😦 Ben de artik yazilarimi evden yazabilecegim… Bir sure guncelleme yapamama nedenim de buydu…

Bu sure icersinde biraz yaramazlik yapip kendime yeni yil hediyesi aldim. Ne zamandir cep telefonumu degistirmek istiyordum, Nokia’dan artik vazgecerek Samsung’a gecis yaptim. Umarim bu sefer dusurmeden, kirmadan bir cep telefonunu kullanmayi becerebilirim!

http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf

Cuma aksami D-Chic kizlari olarak is arkadasimiz P.D.’nin ablasinin duzenledigi James Bond konseptli bir partiye davetliydik. Biz Bond kizlari seksi olur, deri cizmeler vs.. giyer diye dusunerek minileri ve cizmeleri giyip partiye gittik ama herkes o kadar shikti ki biz James Bond’dan ziyade Austin Powers kizlari gibi duruyorduk 🙂 Bir de tum davetliler koluna sevgilisini, esini takip geldigi icin moralimiz hepten bozuldu, meger filmlerdeki tum Bond kizlari evli olurmus, bunu da bir guzel ogrenmis olduk! Yani biz hem giyimimiz hem medeni durumumuzla konseptin tamamen disinda kaldik!!!! Neyse bu da tatli bir ani olarak kaldi iste… Bu arada P.D. tatlim o aksam cektigin fotograflari bekliyorum canim…

Bugun ise tatli arkadasim Evo ile Beyaz Firin’da guzel bir kahvalti yapip bol bol kaynattik. Sonra terapi merkezim Camurhane’ye gittim. Bu arada Cekirdek Sanat Atolyesi 8 Mart Dunya Kadinlar Gunu’nu “66 Kadın 66 Yapit” baslikli bir sergi ile kutluyormus, Arjantin’deki bienale yollayacagim isim bitmek uzere, daha sonra bu sergiye gondermek uzere yeni bir calismaya baslayacagim, umarim kabul edilir ve sergide benim de eserim yer alir!

Camurhane’den sonra anniskomu da alarak cildirtici Kopru trafigini 2 saat gibi bir surede gecip Taksim’e gidebildik. Yaklasik 1 senedir gormedigim tatli enistemle bulustuk ve kisa sureligine de olsa hasret giderdik… Sonra annisimle Nisantasi’na gidip sushi keyfi yaptik, annisim bu keyifli yemek icin cok tesekkurler, biliyorum bu aralar seni cok ihmal ettim ama Moskova’da hepsini telafi etme imkani bulacagimiz icin cok mutluyum…

Yarin ise sari leblebim teyzosumla Koc Muzesin’de ne zamandir gormek istedigim “Leonardo’nun Dehasi” sergisine gidiyoruz, eger vaktimiz kalirsa Sakip Sabanci Muzesi’ndeki “Cengiz Han ve Mirascilari: Buyuk Mogol Imparatorlugu” sergisini de dolasacagiz, boylece bir haftayi daha tamamlamis olacagiz…

Hepinize sevdiklerinizle birlikte keyifli bir pazar gunu gecirmenizi dilerim…

>Aslında bu bizim normal halimiz :)

>http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf

Biz ikimiz…
Noni ve Nilly
Çok normal kardeşlerizdir biz…
O yeri gelir benim annem olur, ben de yeri gelir onun akıl hocası olurum…
Kimi zaman birbirimizin dert ortağı oluruz.
Kah güler kah ağlarız…
İşte biz böyle hisli, böyle duygusal kardeşlerizdir…
Kimse bilmez bizim bu halimizi…




Canım ablam seni çok seviyorum, sen birtanesinnnnn!!!!!!