>Kiki’s Design

> Blog arkadaşlarıma bir yenisi daha eklendi!!! Kendine özgü ve farklı tasarımlarıyla Kiki’s Design!!!! Kiki’nin blogundaki kedili kolyeyi görünce kesinlikle benim olmalı demiştim 🙂 Ve taaa taaammmm işte kedili kolyem takılarım arasındaki en şirin yerini aldı bile :)) İstanbul’da oturanlar Kiki’s Design’a Nişantaşı’ndaki BlissKiss ve Kuledibi’ndeki Disturbed People mağazalarından ulaşabilirler…

Ellerine sağlık Kiki 🙂


Haftasonu kitapçıya girdiğimde raflarda bu kitabı görünce işte tam benlik bir kitap dedim ve hemen aldım, hem yalnız hem de mutlu yaşamanın nasıl mümkün olduğunu anlamak isteyen her dişiye Patrizia Gucci’nin “Eş’siz – Özgür Kadının Yıkılmayan Cazibesi” kitabını öneriyorum 😉

Hepinize enerji dolu yepyeni bir hafta diliyorum!!!!

>Hannibal VI: The Silence of the Cat

>3 gündür koltuk temizlemekten bir hal oldum çünkü Tekir Bey 3 gün üst üste hem de her seferinde farklı koltukları bir güzel tuvalet niyetine kullandı. Ahhhh minnoşum ahhhh ben sana böyle mi eğitim verdim ama!!! Ben kediler nankör değildir diye atıp tutarken senin yaptığına bak oldu mu şimdi, 18 yıldır öğrenemedin şu işi!!!

Akşam keyifli bir şekilde koltuğuma oturup tam DVD seyredecekken arkamda bir ıslaklık hissetmemle kalkmam bir oldu çünkü Tekir Beyler keyfimin tam orta yerine işediler!!!!

O anda aklımdan neler mi geçti????




En temiz yöntem olarak sonunda buna karar verdim!!!!

Yaptığı tüm yaramazlıklara rağmen oğluşumu çok ama çok seviyorum ve onu hiçbirşeye değişmem ben!!!

ÖNEMLİ NOT!!!!: Bu post’u hazırlarken hiçbir şekilde Tekir Bey’e zarar verilmemiştir 🙂

>Uyumsuz olmak istiyorum!

>

Herşeyim uyumlu olmak zorunda mı? Bir kere de şöyle elime ne geçirirsem giymek istiyorum, ama yok yok yok! İlla ki herşey aynı renklerde ve birbirleriyle uyumlu olmalı! Gardrobumdaki bu uyumu aşk hayatımda da tuturabilseydim benden mutlusu yoktu kesin!!! Şöyle farklı renkleri karıştırıp göz zevkini de bozmadan bir tarz yaratan hatunları acayip kıskanıyorum! Şimdiki problemim lacivert rugan ayakkabıma uygun bir çantamın olmaması. Ama ben ne yaptım??? Annişten doğumgünü hediyesi olarak (doğumgünüme daha 3 ay var bu arada) bu ayakkabıma uygun bir çanta almasını istedim. Evet evet kabul ediyorum ben ailenin yüzsüz minik faresiyim hiii hiii hiii 😛





>50’ye 2 kaldı :)

>

Şirkette ya doğumgünü kutlamaları ya da ayrılanlara düzenlenen veda partileri nedeniyle sürekli pasta yeme modundan çıkamıyoruz. Son 1 yıl içinde hepimizin kilolarında bir artış, ayva göbekler, çıkık totolar gözlendiyse eğer tek suçlusu kesinlikle bu pastalar 🙂

Dün yine bir doğumgünü kutlaması vardı…


Tatlı babam kilomla sürekli dalga geçer, bir çimento torbası bile etmiyorsun kolların da pırasa sapı gibi der 🙂 Ama her hafta yediğim bu pasta ve tatlılar nedeniyle çok yakında homini de gırtlak, pufidi kandil, tumba yatak şarkısını söylemeye başlayabilirim çünkü 50 olmama çok az kaldı yani babişşş artık benimle dalga geçemeyeceksin üzgünüm hiii hiiii 🙂

>Şimdi Sinemalarda…

>

Çarşamba günü babişimi Rusya’ya, bugün de annişimi Amerika’ya gönderdim, havaalanında annemi yolcu ettikten sonra ardından işte bööyle Küççük Emrah gibi bakakaldım ühüüü :,( Tek avuntum annemin prenseslerim ve nonimle bol bol vakit geçirecek olması…

Canım annem & canım babam düşündüm de benim bitanelerim sizlersiniz ve siz olmayınca hayatım gerçekten çok renksiz ve çok eksik, hepinizi çok seviyorum, kendinize iyi bakın oralarda!!!! Burdan kız arkadaşlarıma da iletmek istediğim küçük bir not var; anneciğinizin kıymetini bilin, onlar bizim başımızın tacı, değerlerini yanımızdan gittikleri zaman anlıyoruz gerçekten de bu yüzden onları hiç üzmeyin oldu mu?

Hepinize güzel bir hafta diliyorum…

>Kapalıyız!

>

Mağazaların vitrinlerinden kalpler, güller, çiçekler, böcekler kalkana kadar

Gazete, dergi ve sanal dünyada aşklı bitanemli yazılar bitene kadar

Sevgililer Günü tantanası geçene kadar

yayınımıza ara verilmiştir!

>İmdaaatttttttt!!!!!!!!

>

Haftasonu 5 saat boyunca kendimi atölyeye kapattım ve boncuk tekniğiyle mehtabı seyreden iki aşık kedicik yaptım, konu ruh halime pek uymuyordu ama olsun :))

Bunlar da daha önceden yaptığım işlerden birkaçı… Makyaj pamuklarımı koymak için üstünde deniz yıldızı olan bu silindir kutuyu yaptım.

Bu kaseyi de aslında renkli çamurlarla yaptım ama altı fotoğrafta pek belli çıkmamış. Asuman Hocam çok güzel bir fikir verdi ve kasenin içine çok az kırmızı renkte kırık cam parçaları koyduk, fırında eriyince de kasenin ortasında böyle güzel bir renk ortaya çıkmış oldu…

Kelebekli olan tabağı nonime yaptım, kırılmadan ona ulaşabilecek mi bakalım…

Veee 5 saatlik çalışma sonucunda gerilen sinirlerim gevşemiş bir şekilde atölyeden çıkarak Mırıl‘ımla Nişantaşı’nda keyifli bir akşam yemeği yedik.

Geçen haftanın yoğun ve sinir bozucu atmosferi bu hafta tatlı babişimin ziyareti ile tamamen dağılacak, bu yüzden çok mutluyum, onun tombiş yanaklarını çok özlemiştim zaten 🙂

Hepinize sıfır km. stressiz bir hafta diliyorum…