>Facebook Çılgınlığı…

>

Herkesin bayramını geçte olsa kutlarım!!! Valla bütün suçlu şu facebook! Burası yüzünden kaç gündür blogumu ihmal edip duruyorum, çekirdek gibi aynen bir başlayınca insan bırakamıyor, her ne kadar zombie, vampir, poke gibi saçmalıkları olsa da bağımlılık yapıyor! Ama bir süre sonra bundan da sıkılacağıma eminim… Çocuklarım ve ben biz şu aralar facebook’tayız efendim bir maniniz yoksa sizi de bekleriz 😉

>Bediş’im…

>

Geçen hafta Tarçın’ı rutin aşıları için veterinerine götürdüm. Tekir’e yaptığım bencilliği Tarçın’a yapmıycam, mutlaka ona bir arkadaş alıcam diye aklımdan hep geçiriyordum ama bu kadar kısa sürede bir karar alacağımı tahmin etmezdim! Tarçın’ın veterineri hayır kurumu gibi çalışır, hep yaralı sokak kedilerini tedavi eder. Minik kızım kolunu otomatik kapıya sıkıştırıp kırmış, o şekilde bulmuşlar, hemen ameliyat edilmiş. Ön kolunda hafif bir sakatlık kalmış, topallıyor. O gün onu gördüğümde içimden acaba Tarçın’la anlaşırlar mı dedim, kafesinden çıkarttık ve Tarçın’ın yanına koyduk, Tarçın görür görmez aşık oldu resmen. Veterinerden 1 hafta denemek üzere alıp eve götürdüm. Ve artık o benim kızım oldu 🙂 İsmi Çıtır mı olsun Miniş mi derken dün Bediş’te karar kıldık 🙂

Bediş’in bacak kadar boyuna bakmayın sakın, küçük hanımın inanılmaz bir özgüveni var, ilk gün evin içinde 8 kiloluk oğluşumu kovaladı, çok komiklerdi 🙂 Tarçın inanılmaz iyi yürekli ve centilmen bir erkek, ona çok nazik davranıyor, Bediş’in tüm fettanlığına rağmen kibarlığı elden bırakmıyor, genelde sabahları didişiyorlar ama onlarla uyanmak ve güne başlamak harika oluyor!!!


Küçücük boyuna rağmen herşeyi de biliyor, tuvaletini kumuna yapıyor ve annesini hiç üzmüyor kızım… Yeşil gözleri ve topal ayağı ile bana Tekirimi hatırlatan Bediş’i bulduğum için çok ama çok mutluyum. Ve ben insanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum…