>Chapter Kaç?!!!

>

Publish ettiğim diğer post’lardan yazmaya fırsat bulamadım, bugün ben yeni işime başladım! Bu sefer hiç hiç yorum yapmak istemiyorum çünkü eski seçimlerimde herşeye büyük umutlarla başlayıp sonra popomun üstüne nasıl bir güzel oturduğumu iyi biliyorum! Acısı hala geçmedi valla! Bu yüzden yorum yapmaktan korkar oldum. Artık herşeyi zamana bırakıyorum, büyük beklentilere girmeden kariyerimi sağlam bir zemin üzerine oturtmak istiyorum… Lütfen bu sefer şans benden yana olsun!

>Affet beni tatlım :(

>

Geçen gün elimi kolumu sallayıp birlikte Babylon’a gittiğim arkadaşımın doğumgünüymüş meğer!!! Kristin’im bunu atladığım için affet beni, gecikmeli de olsa yeni yaşın kutlu olsun tatlım, seni seviyorum !!!!

>Cyrius

>

Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında Babylon’da sahne alan Cyrius’u dinlemeye gittim dün akşam… İspanyol bir ailenin çocuğu olarak Cezayir’de dünyaya gelen, İran mitolojisi anlamına gelen Cyrius adını kullanan Fransız sanatçı Martinez küçük yaşlarından itibaren şarkılar besteliyor ve seslendiriyormuş. Türkiye’de geniş bir hayran kitlesine sahip olan Cyrius’un hayranlarını kızdırmıyım ama ben müziğine kendimi kaptıramadım nedense… Smooth jazz, Latin jazz, Fado seven, sözlerinden tek birşey anlamadığım halde Mariza’nın konserinde ağlamış biriyimdir ancak Cyrius’ta eksik olan birşeyler vardı sanki… Belki de konserin bir yerden sonra ağır Küba ezgilerine dönmesi nedeniyle böyle hissettim. Sonuç olarak ben geceyi erken bitirdim ama sonuna kadar kalanlar belki daha farklı düşünüyor olabilir…

>Want some Decaf Latte?

>

Olleyyyy!!!!! Canım ablam bizi daha fazla şekersiz bırakmak istemedi ve yeni bir blog oluşturdu kendine: Decaf Latte 🙂 İnternet dünyası tuhaf, iyi insanlar olduğu gibi mutlu insanları çekemeyen kıskanç insanlar da olabiliyor, bıraktıkları yorumlarla adeta egolarını tatmin ediyor bu kötü ruhlu kişiler, ablamın da blogunu kapatma nedeni buydu… Ama aileleri uzakta yaşayanlar bilir, bir fotoğraf ve yazılan 2 satır bile sizin için çok değerli olabilir, bir çeşit bak biz burdayız ve iyiyiz mesajının verilmesi gibi… Ya da ne kadar uzak olursak olalım birbirimize bir link kadar yakınız gibi… Her ne kadar Honey’nin hastalanması Decaf Latte’nin açılışına vesile olsa da ben şekerlerin yeni maceralarını okumak için can atıyorum! Takip edenlere de duyurulur 😉 Canım ablam sana buradan çok teşekkür ediyorum, ben Latte’mi bol şekerli istiyorum lütfen 🙂 Kocaman öpücükler!!!!!!

>1 Çimento Torbası + 5 = Kastamonu Sepeti

>

Herşey 1 ay önce güzel bir yaz günü yaşandı. O gün iş için bir güzel hazırlanıldı, süslenildi püslenildi, beyaz gömlek, siyah dar etek giyildi, taaa ki yerden düşen şey alınana kadar veeee carttttt !!!!!!!! Kastamonu sepeti formuna bürünmüş totom daha fazla hapsedilmeye dayanamadı ve eteğin dikişlerini patlatarak özgürlük çığlığı attı!!!
İzlediğim programlar, değişik tariflerin test edilmesi vs. bunlar çok güzel de alınan şu kilolara ne demeli?!!! Bu duruma son vermek için spor salonuna yazıldım bakalım sepetin boyunda bir değişiklik olacak mı 🙂

>Noni’s New Soap Opera: The Bold and The Beautiful!

>

Bitti! 4 haftadır her gün bitse diye dua ettiğim işim nihayet sona erdi. Son gün bilirsiniz herkes birden iyi olur, size merhaba bile demeyenler aaaaa gidiyormusun neden amaaa diye gereksiz bir yapmacıklığa girer. Sizi 9 ay boyunca hamile kadınlar gibi 9 doğurtan patronunuz son gün Hulusi Kentmen edasına bürünür. Öyle böyle kaşım gözüm derken bitti bile. İnanamıyorum hayatımda x kişi olmayacak artık! Sanırım bu kadar hafiflediğimi bir de boşandığım zaman hissetmiştim 😛

Nedense beklediğiniz zaman olmaz ama bir fırsat yakalayıp evet dediğinizde bir bakarsınız başka kapılar da açılıverir hemen, bana da aynen böyle oldu ve 2 yerden iş teklifi daha aldım ancak verdiğim karardan asla dönmeyi düşünmüyorum, içimdeki sese ve altıncı hissime güveniyorum…

Daha ilk günden yokluğunu hissettiğim bir diğer şey ise şirket telefonu olduğu için geri vermek zorunda kaldığım, benimle nice zorluklara göğüs germiş, tuvalette şeyederken konuşmaya, araba kullanırken mailler atmaya çalışılmış, cefakar Bilekbörüm oldu. Bugün doğruca Turkcell’in yolunu tuttum ve kendime bir Bold aldım 🙂 Benim gibi tüm işi telefonda geçen biri için mükemmel bir araç bence! BB’nin eski modellerini kullanan herkese Bold’u tavsiye ediyorum, menüsü çok daha güzel, kullanımı çok daha kolay ve görüntüsü daha şık… Hepinizi bol(d) alo’lu günler dilerim efendim 🙂

>Honey…

>

Ablamın sarı papatyası güzel Honey hasta biraç gündür… 18 yıllık kedisini kaybetmiş biri olarak evdeki tüm evcil hayvanların aslında nasıl birer aile bireyine döndüklerini iyi bilirim, ve onları kaybetme korkusunu da… Hepimiz ona buradan tüm pozitif enerjilerimizi yolluyoruz, bir an önce iyileşsin ve o enerjik günlerine geri dönsün diye… Seni seviyoruz çılgın kız…

>Çattt: Şeytanın bacağı kırılmıştır!

>

Geçen gün arkadaşım bana bir mail fwd etmiş. Başarıyı ifade eden bazı olumlu cümleler alt alta sıralanmış. Yapılması gereken bu ifadelerden birini seçip birkaç gün tekrarlamak. Sonra bir başka cümleye geçmek ve aynı çalışmayı uygulamak. Kısacası amaç bu düşünceleri beyne kazımak…

* Evrensel akıl bana kullanabileceğim tüm fikirleri veriyor.
* Dokunduğum her şey başarıya dönüşüyor.
* Ben de dahil herkes için yeterli bolluk var.
* Verdiğim hizmeti talep eden çok müşterim var.
* Yeni bir başarı bilinci geliştirdim.
* Kazanan insanlar grubuna dahilim.
* Rüyalarımın bile ötesinde şansım var.
* Her türlü zenginliği kendime çekiyorum.
* Her yerde karşıma altın fırsatlar çıkıyor.

Yukarıdakilerini aynen uyguladım ve 2 gün sonra beklediğim haber nihayet geldi 🙂 Kariyerim söz konusu olduğunda “tamamen duygusal” kararlar almamın bana yarardan çok zarar getirdiğini görmüş geçirmiş biri olarak bu sefer böyle davranmadım, önceliklerimin neler olduğunu tekrar gözden geçirdim. İçimden bir ses bu defa doğru yaptığımı söylüyor. Umarım herşey umduğumdan da güzel gider ve bu vardığım son liman olur artık!

>Her türlü kırpıldık :)

>

Oldu da bitti Maşallah, Hadım oldu İnşallahhh… Evet Miso’cuğum evde Tecavüzcü Coşkun’un kedi formatında dolaşıp Bediş’in üstünden inmiyordu, hemcinsime bu şekilde muamele edilmesine daha fazla sessiz kalamadım veee kırt kırt problemi kökünden hallediverdik 🙂

Hazır veterinere gitmişken Tarçın Bey’de eşlik etti, tıraşlanıp cillop gibi delikanlı oldu ama takke düştü kel göründü meğer benimkinin uzun tüyleri sarkık göbeğini kapatıyormuş bunu da anlamış oldum! Ahh o ponpon kuyruğa ne demeli öyle hii hiii 🙂 Eminim öteki dünyada bunun hesabını bir bir soracaklardır bana 😛