>2-Chic

>

Ne zamandır acaba yeniden başlasak mı diye aklımdan geçirmekteydim ve bir kişiden gelen yorum ile bugün start verdik! Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar bendeniz ve nermins’in hazırladığı D-chic adlı eğlenceli blogumuzdan tabii… Biz düşündük taşındık ve D-Chic maceramızın 2-Chic olarak kaldığı yerden devam etmesine karar verdik 🙂 Hepinizi bekliyoruzzzzz !!!!!

>Zeyrek’te Çocuk Olmak…

>


Pazar günü yepyeni bir dünyanın kapılarını açtım dersem bana inanır mısınız? Yolu Zeyrek’ten geçmiş olanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır… Fotoğraf çekimi için daha önce adımını atmadığım İstanbul’un bu yitik semtinde dolaşırken beynimde binbir düşünce, yüreğimde binbir duygu dolaştı durdu. Keskin soba kokusu muydu beni kötü yapan yoksa çocukların gözlerinde gördüğüm o yaşlı ve yorgun ifade miydi? Karar veremedim… Kendimi onların yerine koymaya çalıştım. Öyle ya doğarken hiçbirimizin anne babamızı seçme şansı yoktu… Ya ferforjenin arkasında bakan gözler bize ait olsaydı? Kendi gerçekliğinizin farkına varmanız için fotoğraflara bakarken sizden kısa bir süre bunu hayal etmenizi rica ediyorum…










>Gofret’e…

>

Photobucket

Canım arkadaşım Gofret yarın sabah sinüzit ameliyatı oluyor. Sinüsler, mümükler her birşey hoppp vantuzlanacak ohhh bi güssel bahar temizliği olacak!

Şimdiden geçmiş olsun canım! Buralar sensiz çok sıkıcı olacak, bir an önce iyileş ve gel hemen!!! Mucuk 🙂

>Aşk-ı Memnu: Bana da aşk yasak!

>

Bu cuma da geçen haftakine benzer bir şekilde giyindim, bu kazak elbiseler içinde kendimi hem şık hem rahat hissediyorum. 2 gün önce bu çizmeleri aldım Lazy’den… İçi kürklü, çok sıcak tutuyor ve topuklu olmasına rağmen inanılmaz rahatlar. Kemer vintage, yine annemin koleksiyonundan… Fotoğraf dersleri alan biri olarak bugünkü Noni’yi böyle cep telefonu ile çektiğim için utanmam gerekir biliyorum ama sabah 6’larda kalktığım için mazur görün artık…

Konyaklı çikolatayı icat eden güzel kulunu sen nur içinde yatır Yarabbim! Aminnn! Merak ediyorum acaba bunlardan çok yiyince insan kafayı buluyor mu? Dün akşam TV karşısında anlamadan lüp lüp götürmüşüm sonra da çakır keyif hissettim kendimi 😛

Şu aralar Aşk-ı Memnu’ya takıldım, valla Behlül ile hiç alakası yok sırf Firdevs Hanım’ın hınzırlıklarını izlemek için caaanım!

Bu arada uzun zamandır büyük güzel minderler arıyordum ama hiçbir yerde bulamıyordum, ben de çareyi seçtiğim kumaşlardan diktirmekte buldum. 3 gün içinde minderlerim hazırdı bile!

Fakat önce Teftiş Kurulu’nun onayından geçmesi gerekiyordu!

Paşa beyimiz tahtına kurulmuş yemek sonrası TV karşısında şekerleme yapıyor 🙂 Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız ha!!!

İyi ki kedilerim var, onlar benim herşeyim, ne olursa olsun sevgilerini benden esirgemiyorlar, kedilerin nankör oldukları kara kedilerin de uğursuzluk getirdiği tamamen palavra, sizi seviyorum çocuklar!

Hepinize Bediş gibi gülücüklerin yüzünüzden eksik olmadığı bir haftasonu diliyorum!

>Luv u sis!

>

Haftasonu eski albümlere bakarken bu fotoğrafı gördüm ve birden geçmişe gittim, ufacık tefecikken sirklerde palyaço olarak çalıştığımız günler aklıma geldi hey gidi zalim günler heyyy!!! Deerrrmişim 🙂 Haa haa ablam bu halimizi bloguma koyduğum için beni oyacak! Yanlış hatırlamıyorsam teyzem bizi böyle boyamıştı, valla harika bir iş çıkartmış!

Kardeşler arasında gizli bir telepati olduğuna inanıyorum, mesela benim ne zaman canım sıkkın olsa ablamdan ya bir telefon ya da bir mektup gelir. Dün keyifsiz bir anımda şirketimizin iletim sorumlusu önüme büyük sarı bir zarf bıraktı, bir baktım ablamdan geliyor! İçinden prenseslerimin minik elleriyle çizdiği resimler ve canım ablamın yaptığı bu sevimli kuş çıktı. Ve yüzümde kocaman bir gülümseme belirdi. Canım ablam seni çok seviyorum, iyi ki varsın!

MyHotComments.com

Bu arada ablam geçenlerde Derin’in yaptığı huysuzluklardan bahsediyordu, bu kız kime çekti böyle diye düşünmesin hiç ben cevabı aşağıda veriyorum:

–> TEYZESİNİN KOPYASI –>

>Hair

>

Saçlarıma bayılanlar, ayyy keşke benim de bööle kıvırcık saçlarım olsa diyenler toplanın güzellerim size bir masal anlatıcam 😛
Bakın bu fotolara iyice bakın ve de benim küçücük bir kızken nelerden geçtiğimi anlayın!

90’lı yıllarda bir türkücü vardı adı neydi hatırlayamadım şimdi, tokayı da görmezseniz burda saçlar aynen onun gibi valla!

Okulda oğlanlar ismim yerine bana hep şöyle seslendiler:
Kıvırcık salata

Merinos koyunu

Süspansiyon

Arap bacı

Daha saymamı ister misiniz?

Ahh ahhh bu saçlar yüzünden neler çektiğimi bir ben bir de Allah bilir! Evde TV’nin önünde duramazdım Nonii kafan tüm ekranı kaplıyor çekil ordan derlerdi. Okulda bitlendiğim için saçlarımı kısacık kestirmiştik, bir gün annem ve ablamla çorapçıya girmiştik, tezgahtar ablama çok güzel bir kız çorabı bana ise erkek çorabı vermişti bende ağlayarak çıkmıştım mağazadan, ahhhh nasıl unuturum bu günleri! Mazi kalbimde yaradır benim!

>İyi Haftalar!

>

Fototrek‘te uygulamalı fotoğraf seminerimiz cumartesi günü başladı! Ve iki gün harika geçti! İlk gün Beyoğlu’nda Mısır Apt.nın içinde yer alan fotoğraf merkezinde teorik dersimiz vardı. İkinci gün ise dış mekan çekimleri için Karaköy’de buluştuk, Eminönü’deki Yeni Camii’ye kadar çekim yaptık. Hocamız Mehmet Özşimşek’te çok tatlıydı, konuyu hemen kavramamıza yardımcı oldu. Hava çok soğuktu, karla karışık yağmur yağdı, ayaklarımız buz tuttu ama herşeye rağmen yarıda kesmedik, 3 saate yakın çekim yaptık. Çektiğim fotoğrafları bir alt post’ta görebilirsiniz… Bu arada gruptakilerin o kadar güzel fotoğraf makineleri vardı ki (Nikon D700 gibi mesela) benim Nikon D40 onların yanında bebe kaldı resmen! Mart ayında D40 kullanıcıları için 1 günlük dijital fotoğrafçılık semineri varmış, aslında buna katılabilirsem süper olacak! En azından makinemi hemen değiştirmek yerine en etkin şekilde kullanmayı öğrenebilirim…



Fotoğraf kursumuzdan önce Kristin’imin şirin mağazası Evihan‘a uğradım. Buranın o kadar güzel bir enerjisi var ki! İçeri girer girmez cam boncuklar, melekler ve canım arkadaşımın şen kahkahaları ile neşe doluyorum 🙂

O kadar şirin şeyler var ki insan hepsini almak istiyor. Keçeden yapılmış bu nazar boncuklu ineği görünce bayıldım ve alıp hemen evime astım bile! Ne demişler elemterefiş kem gözlere şişşş!

Hepinize kem gözlerden uzak harika bir hafta diliyorum…

p.s. Ühüüü benim eşkiyalardan biri dün gece ineğimin kuyruğunu ham yapmış 😦

>Gri olan şehir mi yoksa bizler miyiz?

>





Bakmayın siz bu fotoğrafların griliğine…
Aldanmayın bu şehrin renklerine…
Herşey ya siyahtır ya beyaz…
İstanbul’un sevinçlerinde bile bir karanlık gizlidir…
Martılar kadar özgür olmadığımız bu şehirde,
Arada kalan gri değil bizlerizdir…
~ ~ ~

Fotoğraflar & şiir bu şehirde bir pazar günü geçiren Noni’ye ait…

>Bugünkü Noni

>

Size de oluyor bu di mi? Bir sabah uyandığınızda kendinizi köylü güzeli kezban gibi hissedersiniz öteki sabah ise dünyanın en güzel kadınını görürsünüz aynaya baktığınızda… Bugün ben kendimi bomba gibi hissediyorum! Sanırım bunda cuma gününün de etkisi büyük 🙂 T.G.I.F !!!!

Bu sabah evden çıkmadan çektim bu fotoyu… Bugün cuma olduğu için rahat giyinmek istedim.

Haaa bir de bu haftaki bordo çorap fiyaskomdan sonra canım ablamdan bir öneri geldi, bu sene bej renk çorap moda dedi. Ben de cici bir kızkardeş olarak ablamın sözünü dinledim ve dün kendime bej çorap aldım 😉

Massimo Dutti’den aldığım bu elbisenin üstüne canım annemin verdiği kemeri takmak istedim. Bu kemer annemin gençliğinden kalma! Üstümde eski, geçmişe ait birşey taşımayı seviyorum, bilmiyorum belki benden daha yaşlı birşeyin olmasıdır beni mutlu eden, kadın egosu işte!!!

Bir de huyum var ki yeni aldığım birşeyi bıkana kadar kullanmak! Şimdi bu çantayla ayakkabıları aldım ya artık ööö gelene kadar giyerim bir süre, sonra rafta kuzu kuzu diğerlerinin yanına gider…

Çoğunuz sıcacık yataklarınızda mışıl mışıl uyurken ben işe gelmiş oluyorum. Evde makyaj yapacak fazla vaktim olmadığı için şirkette yapıyorum. Ve ta-tammm güne hazırım! Hepinize şimdiden harika bir haftasonu diliyorum. Yarın malum gün, fazla yaramazlık yapmayın külahları değişiriz ona göre!!!