>NOKAV’a Üyeliklerinizi Bekliyorummm!

>

Merhabalar!!! Bugün harika bir vakıftan NOKAV’dan bahsetmek istiyorum sizlere! Aaaaa Nokav’ı duymadınız mı ne ayıp?! NOKAV yani Noni’yi Kalkındırma Vakfı 2009 senesinde Türkiye genelinde tüm temiz kalpli ve yardımsever yavruları bir araya getirip Noni’nin kalkınmasına yardımcı olmak amacıyla kurulmuş olup faaliyetlerini sadece bu amaçla yürütmektedir. Bakalım vakfımıza kimler bağışta bulunmuş 🙂

Noni’nin Antalya’daki arkadaşından bir adet kolye 🙂
Ben çok şanslı bir kızım bilmem farkında mısınız? Tanıdığım ve henüz yüz yüze tanışma fırsatı bulamadığım o kadar güzel insanlar var ki çevremde… Colors of Angel Ebru da bu güzel insanlardan biri… Düşünün bendeniz Nonik bir hatunun aklına alışveriş esnasında düşüyorum, Miso’ma benzeyen bu güzel kara kedili kolyeyi görür görmez Ebru “bu tam Noni’lik” diye düşünüp bana alıyor ve taa Antalya’lardan İstanbul’a gönderiyor 🙂 Paketi açar açmaz kolyeme vuruldum; bu kedicik tam benlik 🙂 Ebru’cuğum güzel hediyen ve tabii güzel kalbin için çok ama çooook teşekkür ediyorum sana!

Noni’nin İstanbul’daki arkadaşından 1 adet kolye 🙂
Gofretim canım arkadaşım kınalı kuzum geçenlerde ablasına ve doğmak üzere olan (bebişin eli kulağında şu anda bile gelmiş olabilir hatta!) yeğeni Dünya’ya hediyeler alırken bir de beni de düşünmüş ve bu şirin kedili kolyeyi almış. Ahhh o bana ne incelikler yapıyor ben ona ne cadılıklar yapıyorum ayıp bana! Bugün kıskançlık krizine girdim zira bizimkisi dün Kanyon’a gelmek yerine Arzusuyla beraberdi! Ama napıyım ben sevdiklerimi kimseyle paylaşamıyorum, istiyorum ki hep beni tercih etsinler 🙂 Kısss Gofret Arzu’ya da aynı kolyeden aldıysan yaktım çıranı bilesin haa haaa 🙂

Noni’nin İstanbul’daki arkadaşından latte & yanında tiramisu 🙂
2-chic hatunum ile dün resmi tatili değerlendirip görüşelim dedik. Uzun bir süredir benim yoğunluğum nedeniyle birbirimizin yüzünü göremez olmuştuk. Dün Kanyon’da keyifli bir yemek yedik, sonra favori mekanımız Espressamente’de arkadaşım harika bir tiramisu ısmarladı 🙂 Ohh hem beni süslendiriyorlar hem de midemi bayram ettiriyorlar bundan iyisi Şam’da kayısı 🙂

Nokav tamamen işin esprisi tabii… Bu güzel kalpli bayanlara beni bu kadar şımarttıkları için tekrar teşekkür etmek istiyorum ve önlerinde saygıyla eğiliyorum, iyi ki varsınız kızzzlarrrrr!!!

2-chic yavrusunun dünkü güzelliğinin ve erkenden tüymesinin sırrı sonradan anlaşıldı tabii: hanfendinin çok özel bir randevusu varmışşşş 🙂
Akşam dönüşte Boğaziçi Köprüsü’nden tam havai fişeklerin atıldığı dakikalarda geçtim, istesem bu kadar iyi denk getiremezdim, ben de fırsatı kaçırmadan bu güzel ışık şölenini fotoğrafladım tabii 😉

Bu fotomu da tüm hatunlara ibret-i alem olması için koyuyorum! Yeni çıkan her ürünü denerseniz ahanda benim gibi biri kalk gidelim öteki otur aşşağı diyen göz kapaklarına sahip olursunuz!

Günün özlü sözü: Inglot’u bir daha tercih etmem, MAC’ten vazgeçmem!
Bugünlük benden bu kadar! Hepinize harika bir haftasonu diliyorum 🙂

Advertisements

>Fosforlu Cevriye :)

>

Haftasonu Sabah Gazetesi’nin ekinde bu haberi okudum, olleyyy dedim fosforlu cevriye olma vaktim geldi 🙂 Yazın aldığım bu kotun 1 alana 1 bedava kampanyası vardı, ben de fosforlu ve şeker pembe renklerini tercih etmiştim. Alırken de sevgilim “ey büyük Rabbim neden bana normal tercihleri olan (1 kedi ve mavi kot gibi mesela) bir yavru nasip etmedin ki” diyen gözlerle bana bakmıştı 🙂 Emmeee o yavrunun modayı 6 ay öncesinden takip etme sezgilerine sahip üstün bir yaratık olduğunu bilmiyordu tabii 🙂 Aman böyle modadan çok anlıyormuşum gibi böbürleniyorum ya aldığım 2 ciyak kotun fiyatını duysanız beni topa koyarsınız vallahi, Bülo‘nun taklit çanta alışverişi yaparken Kapalıçarşı’da iş üstünde yakalanması gibi havam fosss diye sönüverir 🙂

Lazy’den aldığım bu robot kolyemi çoook seviyorum, ne zaman taksam insanlar beni yolda durdurup fino köpek sever gibi kolyemi seviyorlar 🙂

Bu ne ayol 😛 Aha bu poz nedeniyle cehennemde cayır cayır yanacam! Orada görüşürük yavriler!
Bu halimi görünce de aklıma bu godik geldi hemen 🙂

Fosss….

>Karabiberin Değişimi…

>

Karabiberin enfeksiyon kapan gözleri artık tamamen iyileşti, o şimdi apaçık görebildiği dünyayı keşfetme derdinde… Kıpır kıpır ve meraklı! Yalnız o da her hanım gibi içinde cazgırlık potansiyeli taşıyor tabii 🙂 Ama bu cazgırlığı ve yaşama hırsı sayesinde hayatta kalabildiği için de çok şanslı!!!

Cumartesi günü karabiberim ile vedalaştık, kendisi şimdi Zeynep annesinin yanında… Zeynep evinde 11 kedisi (içlerinde kör ve sağır kediler de varmış) ve köpekleri (felçli bir köpeği de varmış), bahçesinde baktığı onlarca yavru kediler ile tam bir hayvansever. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır… Yaptığı yardımlar sadece kedi ve köpeklerle de kalmıyor, sokak çocuklarına bir kap yemek ve sıcak çay da veriyor… Keşke herkes Zeynep Hanım gibi duyarlı olabilse…

Bu tatlı biberden ayrılmak çok zor oldu…

Karabiber cici annesinin evinde aşıları tamamlanana kadar kalacak, sonra bahçede duran diğer kediciklerle kaynaşacak, belki onu kalıcı olarak sahiplenmek isteyen birileri hala çıkabilir, hani şimdi güzelleşti ya belki şansı daha artar biberimin…

>İyi haftalar !!!

>

Günaydınnnn! Pazartesileri seven parmak kaldırsın!!! Yavaş yavaş kış ağırlığı mı çöküyor bilmiyorum ama son zamanlarda haftaya uykulu giriş yapar oldum, pazartesiler yarı baygın Türkan Şoray gözlerle işe geliyorum! Şimdi saatler 1 saat geri alındı ya daha çok mu uyumuş oluyoruz daha az mı ayyy kafam hiç basmıyor bu tip şeylere!
Cuma akşamı karabiberi veterinerden aldım, nasıl tatlı birşey size anlatamam! Fotoğrafları henüz bilgisayarıma aktaramadığım için buraya koyamadım, ama görünce siz de değişime inanamayacaksınız 🙂 Haftasonunda cici annesine teslim ettim, aşıları tamamlanana kadar orada misafir olacak, etrafta onun gibi miniş o kadar kedi vardı ki hemen kaynaştı biberim. İnşallah bundan sonra rengi kara ama bahtı ak bir hayatı olur…
Bu hafta çarşamba yarım gün, perşembe de resmi tatil yani ekstradan 1 gün daha uyuyacağız olleyyyyy 🙂 Sevindiğim şeylere bakar mısınız 🙂

Hepinize harika bir hafta diliyorum!!!

>Hamarat Diva’ların Yeri !

>

Cuma Şerifeleriniz hayır olsun efenim 🙂 Ama ben bugün size Şerife’den değil Diva’dan bahsetmek istiyorum; Hamarat Diva‘dan…

Canım ablamın da çarşamba günleri yazılarıyla renk katacağı bu güzel sitede hobilerden dekorasyona, yemek tariflerinden güzel yaşam tüyolarına kadar biz divalara hitap eden bir çok yazı yer alacak 🙂

Hamarat Diva’ya bugün hemen üye oldum, şimdiden gözüme birçok tanıdık diva takıldı bile:

Defneyle Yaşamak…
Pino…
Aslı…

Ve daha nice diva…

Hepinizi bu harikulade birleşmeden ötürü kutluyor, yazılarınızı dört gözle bekliyorum kızzzzlar!!!!!

>Katyaa sıcak sütümü getir hemen!

>

Son günlerde Aşk-ı Memnu’daki Firdevs Hanım’ın Katia’sından bir farkım yoktu, sabah 7 buçukta işte olduğum için açıkçası saçlarımı açmaya hep üşendim, üstten topuz yapıp üzerime çoğunlukla beyaz gömleğimi siyah ceketimi geçirip işimin başına geçtim, elimde bir tek sıcak sütüm eksikti yani 🙂 Ama bugün daha fazla bu görüntüme katlanamadım erkenden kalkıp kendime çeki düzen verdim. Biz hatunların aynadaki görüntüsü gerçekten halet-i ruhiyemizi etkiliyor! Aşk-ı Memnu’nun bir bölümünde Katia yurtdışından saçlar açık havalı bir şekilde dönüyor köşktekiler de şaşırıyordu ya hıh işte bugün ben de aynen böyle bir giriş yaptım sabah beni gören Gofretim bilem şaşırdı hiii hiii 🙂

Bugün güne böyle giriş yapmışken gün ortasında aldığım bir haberle havalara uçtum resmen, Barınak Gönüllüleri Derneği sayesinde karabibere geçici annelik yapmak isteyen biri çıktı, kendisine yeni bir yuva bulana kadar cici annesinde kalacak, nasıl rahatladım size anlatamam, en azından bu minnacık haliyle sokaklara geri dönmemiş olacak…

Bu arada zamansızlıktan bir türlü yazamamıştım; blog arkadaşım Ebru beni mimlemiş, aslında ben mim’lere veda etmiştim ama bu mim soru-cevap şeklinde olunca kısaca yanıt vermek istedim…

En sevdiğin şehirler hangileri?

Trafiğine, kalabalığına, gürültüsüne rağmen İstanbul’dan vazgeçmem!

Favori filmin hangisi?

Photobucketİzlediğim onca film arasında beni en çok etkileyenler genelde gerilim filmleri oluyor; Exorcist, Sixth Sense ve The Others bunlardan birkaçı…
En çok hangi renk giyinirsin?

Diyorum ya giyim konusunda bu aralar Katia’dan pek farkım yok 🙂

Özlediğin?

Decaf Lattem ve Şekerleri 😦

Beklediğin?

Zam 🙂 Tabii arkada İbo’nun ahhh keşkem keşkem keşkem fon müziği eşliğinde!

Yarın yeni yazılarımla yine emrinize amadeyim 🙂 Hepinize harika bir akşam diliyorum…. Hemen geliyorum Firdevs Hanım!

>- – – – Duyuru – – – –

>

Çarşıdan alınan yeni kedi tuvaleti Sayın Tarçın Yangelyatosman tarafından test edilip onaylanmıştır. Kat sakinlerinin kullanımına hazırdır, ilgililere (Sayın Bediş Naçoz ve Sayın Miso Pırtoz) duyurulur!

Noni Site Yönetimi

Geçen gün D&R gezimde bu kitabı farkettim, içini biraz karıştırdım çok güzel ve faydalı bilgiler var. Mesela kitapta şu yazıyordu: “Kedileriniz arasında alanla ilgili dalaşmalar her zaman olacaktır, siz fark etmeseniz bile uzlaşma çabaları hep sürecektir…” Demek ki Tarçın’ın Miso’ya “hop bağa mı baktın yeğenim bi terslik mi vardı” diye laf atıp ardından ikisinin de falçataları şak diye pençelerinden çıkarıp birbirlerine girmeleri bu yüzdenmiş bir çeşit mafya hesaplaşması yani!

Bugün veterineri aradım Karabiber iyileşmiş, gözleri açılmış, durumu çok iyiymiş nasıl sevindim anlatamam! İyileşmiş halini de en yakın zamanda buraya koyacağım belki o zaman bir talibi çıkar yavrumun 😦 Kimse istemiyor bu minik biberi, yarın veterinerden alıyorum, sonrası tam bir muamma…

FLASH HABER!!! Barınak Gönüllüleri Derneği‘ne attığım maile az önce bir cevap geldi!!!! Karabiber yuva bulana kadar geçici bir anneye sahip oldu 🙂 Teşekkürler Zeynep Hanım, güzel yüreğiniz için çoook teşekkürler!!!

>Danke Şön Enaaa :)

>

Nasıl yoğunum size anlatamam… Pestilim çıkıyor desem yeridir, çalışma mı istiyordun ahanda al sana çalışma nonik! Vücudumdaki tüm demirler bir ışıldıyor ki piuhhhh vallah beni geceleri fener niyetine kullanabilirsiniz! Bu arada yorgunluktan ve stresten yüzümü isilik bastı 😦 Dillere destan güzelliğim tarih oldu anlayacağınız! Neyse mızmızlıklarımı bir kenara bırakıp esas konuya geçiyim ben… Dün işlerimin arasında iletimdeki elemanın elinde sarı bir zarf farkettim, evet çok sivri gözlüyümdür 🙂 Mektubun yurtdışından geldiği belliydi, daha açmadan sevindirik oldum çünkü yurtdışından gelen mektuplar genelde bana oluyor ablam sağolsun 🙂 Ayyy kamyon arkası yazıları gibi oldu hee hee 🙂 Zarfı heyecanla açtım, içinden tatlı Ena’nın kendi tasarımı olan pulswärmer’ı görünce havalara uçtum, günün sonunda aldığım harika bir hediye ile tüm yorgunluğumu unutmuş oldum. Hmmm bir de ablamın yazdığı bu yazıyı zamanında gözlerim kısık hasetlik içinde okuduğum için de ayrıca utandım 🙂 Ena’cım o güzel ellerine, o güzel yüreğine sağlık !!! Günüme ve bileklerime mutluluk kattığın için çooook teşekkür ederim !!!

>Kimse yok mu?

>

Sıradan bir haftasonuydu…

Haftanın yorgunluğunu Fenerbahçe Parkı’nda sakin bir yürüyüşle atmak istedik sevgilimle…
Sonbahar yüzünü çoktan göstermiş…
Ağaçlardaki yapraklar sararmıştı bile…

Tamamen sıradan bir gün iken…

Ağaçların altında bir ağlama sesi ile irkildik…

O kadar ufaktı ki… Ve o kadar çaresiz…
Eğer onu orada bıraksam kesin ölecekti, vicdanımın sesini dinledim.

Bu dünyalar tatlısının bir gözü enfeksiyondan tamamen kapanmış öteki de kapanmak üzereydi… Hemen veterinere götürdük onu, muayenesi yapıldı, gözlerine damla damlatıldı, hapşırığı için ilaçlar verildi, pirelerinden arındı. Önüne konan mamayı iştahla bir yemesi vardı ki görmeniz lazım! Bugün veteriner gözlerinin biraz daha açıldığını söyledi, dünyalar benim oldu. Perşembe günü tedavisi bitiyor ama ne yazık ki yine sokaklara dönmek zorunda… Belki burada onu gören iyi kalpli biri ona sıcak bir yuva vermek isteyebilir kimbilir?!