>Pissi hala WC’de :)

>

Bu Pissi hala tuvaletten çıkamadı!
Kurtarmak için lütfen acil durum butonuna basınız 🙂
Advertisements

>Ben Şımarıkım !

>

Hay anasını ! Yazımı yazmadan kendi kendine publish etti, bana komplo kurdu alçak blog 😛 Ama ama ben şımarmayı planlıyordum çünkü benim çok tatlı blog arkadaşlarım var ve beni çoook şımartıyorlar. Daha önceden bana bu güzel kedili kolyeyi gönderen Antalya’daki blog arkadaşım ColorsofAngel‘dan dün bir paket aldım, üstte görmüş olduğunuz bu cici melekli kartvizitlikten göndermiş bana, kıskançlık krizine girmesin diye bir tane de Gofrett’e yollamış, ona da ben koncaktım ama bebeyi ağlatmak istemedim hii hii 🙂 Sonra çok güzel bir mail aldım feltingcrafting‘den, mutlu oldum. Ondan önceki hafta Tanyam, prensesim, sonra Gül, Öznur, Deniz ve daha aklıma gelmeyen bir çok güzel kalpli hatunlar! Ne şanslıyım ben böyle! Haydi itiraf edelim, normalde biz hatunlar hemcinslerimizi fazla şımartmak istemeyiz, iltifat etmekten kaçınırız veya beğenimizi kendimize saklarız öyle di mi? En azından ben öyleyimdir deeeermişim 😛 Ama benim etrafımda beni çooook şımartan çok tatlı arkadaşlarım var, bu yüzden ben kendimi çoook şanslı hissediyorum 😉 Hepinize yürekten teşekkür ediyorum! Ama bu şımarıklığın sonunda tepenize çıkıcam uyarmadı demeyin sonra 🙂

Pöffff bu koku da neee 🙂
Son günlerde nereye baksam WC görüyom 😛

Kendi yarattığım bir hamurun yüzlerde gülümsemeye yol açması benim için inanılmaz bir mutluluk. Bu hamurların devamını yapmam el alışkanlığından ötürü tabii ki daha kolay oluyor… Ama gelen özel siparişleri de büyük bir mutlulukla yapıyorum çünkü beni zorlayan işlerin el becerimi daha da geliştirdiğine inanıyorum. Sevgili Merve’den yine çok cici siparişler aldım, özellikle pembe kuşu yaparken bonibon gibi yememek için zor tuttum kendimi 🙂

Nazo’cuğumun Pissi & kuşlu siparişleri

Sevgili Pınar’ın Pissi & kuşlu siparişi, diğerleri de bitmek üzere 😉

Sergül’cüm benden buzdolabı mıknatısı şeklinde fok ve japon balığı istemişti…

Ben de ikisinin aşkını hamura bu şekilde yansıttım 😉

Bunları da minik bir prenses için yaptım…

Büyükler için Pissi’li toka neden olmasın diye düşündüm, ortaya bu battal boy çıt çıt çıktı 😛

Bu Pissi ise hala tuvaletten çıkamadı! Kurtarmak için lütfen acil durum butonuna basınız 🙂
Bu çiçek de benden tüm güzel çiçeklere!!!
Hepinize sonsuz teşekkürlerimle!!!

>Pastanbul

>

Bloglarda gezinirken tesadüfen gördüğüm Pastanbul‘daki müthiş kurabiye ve cupcake’lere vurulup ilk etapta sevgilime sürpriz kurabiye yollamayı düşünmüştüm. Sonra bu harika kurabiyelerin yaratıcısı Didem Hanım’ın her ay kurs verdiğini görünce neden olmasın dedim. Böylelikle hem kurabiye yapımında kullanılan teknikleri öğrenip kendi hamurlarımı geliştirme imkanım olacaktı hem de sevgilime kendi ellerimle yaptığım kurabiyeleri yedirecektim; bir taşla 2 kuş diye buna derler di mi 😉

Önce kurabiye hamurunu yapıp merdane ile açtık…

Sonra hamurlarımızı çeşitli kalıplar kullanarak şekillendirdik.

Evet doğru tahmin ettiniz, kurabiyelerimden biri ayıcık şeklinde oldu 😉

Didem Hanım süper sabırlı bir insan… Uzaktan çok kolaymış gibi gözüken ama elinizi attığınızda ne kadar sabır gerektirdiğini anladığınız bu kurabiyeleri hem özenle yarattığı için hem de tüm bilgisini hepimizle tek tek ilgilenerek paylaştığı için… Buradan ona paylaşım için kocaman teşekkürler gönderiyorum!

Şekil verdiğimiz kurabiyelerimiz pişti, şimdi biraz soğuması gerekiyor…

Bu esnada bizler bir yandan çayımızı yudumlayıp bir yandan şeker hamurunu renklendirme kısmına geçtik…

Bu kalıpların yardımıyla şeker hamuruna istediğiniz her şekli verebiliyorsunuz…

Bu kedicikli kalıp tam benlik, ne yapıp edip almam lazım!

Ve taa-taammm! İşte benim kurabiyelerim 🙂 11 tane kurabiyeyi tam 7 saatte ortaya çıkartabildim, şimdi anladınız mı neden bu kadar sabır gerektirdiğini?

Kurabiyelerimizi tek tek poşetledik ve kutuya yerleştirdik…

Ben bir tane de Pissi’li kurabiye yaptım 🙂

Alooo sesim gelüür mü 🙂

Bu da kuşlu kurabiyem…

Didem Hanım bunu çok başarılı bulduğunu söyledi, çok mutlu oldum 🙂

Sevgilime özel…

Bunu Çılgın Mevdoşum anneme yaptım 😉

Ehh biraz muzır neşriyat olduğum için ortaya da bu çıktı 😉

Nasıl yaptığım kurabiyeleri beğendiniz mi? Ben inanılmaz eğlendim, gerçekten 7 saat su gibi aktı geçti… Hmm bir de eklemek istediğim bir detay var; ben bu kursu almadan önce çoğu arkadaşım bu kurabiyelerin görsel olarak çok güzel göründüğünü ama tadlarının kötü olduğunu söylemişti, eğer doğru malzemeleri doğru ölçülerde kullanırsanız kesinlikle tat olarak lezzetli kurabiyeler yaratıyorsunuz, test edildi onaylandı 😉 Siz de bir hafta sonu keyifli bir zaman geçirmek ve böyle şirin kurabiyeler yaratmak isterseniz 0212 234 0 999 numaralı telefondan Didem Hanım’a ulaşabilir veya Nisan ayı kursları için buraya tıklayabilirsiniz 😉

>Tanya’m

>

Cuma akşamı işten bir heyecan çıktık Gofretimle… Cuma trafiğinin ardından köprüyü geçip indik caddeye… Biz de bir heyecan, bir telaş, gözümüz saatimizde aman geç kalmadık di mi diye vardık Vapiano’ya… Söz konusu kişi Tanyam (ve Aliş) olunca bekletmek istemedik tabii ki! Sonra öyle tatlı bir sohbete daldık ki… Onun bu berrak enerjisi acaba Aliş’ten mi geliyor yoksa hep böyle miydi diye içimden geçirdim çoğu kez… Saatler nasıl 11’i buldu anlamadık bile… Biz çok keyif aldık, bir sonraki buluşmamızı ve tabii Alişimizi sabırsızlıkla beklemeye başladık şimdiden 😉

İltifat olsun diye söylemiyorum kesinlikle, Tanya bugüne kadar gördüğüm en güzel hamilelerden biri!

O akşam Tanya’nın sevgilisi de bize sürpriz yaptı 🙂

Bol bol içimizden tüü tüü tüü nazarlar değmesin diye geçirdik 😉

Tanya’mın kendisi ve Aliş bize yeterdi ama o bir de hediye almış, bugünlerde ben ne kadar da şımartılıyorum böyle 🙂 Teşekkürler güzel kalpli anne adayı! Ahhh unutmadan söylemem lazım; bence Aliş doğuştan şanslı 😉

>Ben bu haftasonunda…

>

Hepinize günaydınnnn 🙂
Ben bu hafta sonuna girişte ve devamında çok keyifli vakit geçirdim, güzel güzel fotolar çektim ama hepsini ayrı postlar halinde yazmak istiyorum 😉
Gün içersinde görüşmek dileğiyle…
Harika bir hafta bizlerle olsun!!!

>Ohhhh hafta bitti sayılır :)

>

Hafta sonuna hazır mıyız bakalım? Biz birazdan Gofret ile ofisten çıkıp Tanyam’la buluşuyoruz çok mutluyum, hepinizin yerine Aliş’i de seveceğim, daha dünyaya gelmedi ama olsun, ben onun kendisine yöneltilen tüm sıcak mesajları hissettiğine inanıyorum 😉
Yarın için de ayrıca heyecanlıyım çünkü tüm gün sürecek olan kurabiye kursum var 🙂 Aslında sevgilimle rejim yapıyoruz yapmaya çalışıyoruz, dolayısıyla bu kursu ben kurabiyeler için değil süsleme teknikleri için alıyorum. Yaptığım hamurların bu kurabiyelerden bir farkı yok, tek farkı benimkilerin yenilemiyor olması, bu yüzden kendimi geliştirme imkanım olur diye düşündüm… Umarım bu kurs beklentimi karşılar. Yurt dışından da bir sürü hamur kalıbı aldım, haftaya anniş ve babişle beraber onlarda gelecekler 😉 Son günlerde bende bir girişimcilik bir ataklık sormayın gitsin! Bu gidişle ya batıcam ya çıkıcam zaten, hep birlikte bekleyip göreceğiz artık 🙂


Bu kitabı dün tesadüfen Remzi Kitapevi’nde gördüm. İçini karıştırdım, hoşuma gitti. Kitapta bakır tel, keçe, polimer kil, kumaş ve kağıt gibi malzemelerle nasıl takı yapılacağı fotoğraflarla anlatılmış, benim DDD yüzüklerim için bir fikir edinmemi sağlayabilir…


Bu kitabı da prensesim önerdi. Pukka Living tarafından hazırlanan bu minik kitapta yeme-içmeden moda, sanat ve tasarıma tam 166 ilginç dükkan ve mekan yer alıyor. İstanbul’un gizli kalmış köşelerini keşfetmek için el atında bulunmasında fayda var diyerek alışveriş sepetime ekledim. Kapağındaki kedicikte beni ayrıca etkilemiş olabilir 🙂


Saç fırçam ne kadar şirin di mi? Canım prensesim üstündeki kıvırcık saçlı kızı görünce bana benzetip almış, beni hep şımartır canım arkadaşım, burdan ona kocaman öpücüklerimi yolluyor ve iyi yolculuklar diliyorum!!!

Veee ben de ödüllerimi dağıtabilirim sonunda! Yoğunluktan zaman bulamamıştım bir türlü. Yaratıcı Blogger Ödülü’ne beni de layık gördüğü için Ebrucuğuma öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Biliyorum herkesin kendine has bir tarzı var, herkese yer vermek mümkün değil ama ben de kendime göre yaratıcı bulduğum blogger’ları sıralamak istedim (evet torpil geçtim baştan itiraf ediyim sonra hop şike var demeyin :P) İşte seçtiklerim:

1. Decaf Latte…Çünkü o benim rol modelim!
2. Çılgın Mevdoş… Çünkü ondan öğreneceğim daha çok şey var!
3. Nazannesi… Çünkü kelimelerle harika dans ediyor!
4. Deniz Baran… Çünkü her daim çok asil!
5. Petit Plat… Çünkü yaptıkları muhteşem!
6. Fashion Toast… Çünkü çok cool!

>Tarifler & DDD

>


Cumartesi akşamı yaptığım iki tarifi sizlerle de paylaşmak istedim…

~ Cevizli Elma Tatlısı ~

Bu tatlıyı bana canım annem öğretti, yapımı inanılmaz basit, tadımı hafif bir tatlı… Ağır bir menü oluşturduysanız bu tatlı dengelemek için harika bir seçim olabilir 😉

Malzemeler:
4 adet tatlı elma
Toz şeker
Ceviz
Kuş üzümü
Tarçın
1 adet karanfil
2 adet yıldız anason (bunu tarife ben ekledim)

Yapılışı:
Elmaların kabuklarını soyup ortalarını oyun. Bir tencereye çok az su koyup içine karanfil ve dilerseniz yıldız anasonu da ekleyin. Tencerenin kapağını kapatıp bu suda elmaları haşlayın ama dağılmaması için çok fazla haşlanmamalı… Ben suyun içersine gıda boyası da koydum, ancak miktarını ayarlayamadığım için elmalarım kırmızı değil pembe-sarı arası bir renge büründü 😛
Bir kasede toz şeker, dövülmüş ceviz ve kuş üzümünü karıştırın. Ben göz kararı yaptım. Sonra sudan aldığınız elmaların içini bu karışımla doldurun. Dilerseniz elmaları bu şekilde fırına koyabilirsiniz. Ama görsellik benim için önemli diyorsanız birazcık daha yorulmayı göze alıp ayrı bir yerde yumurta akı ve toz şekerini çırpıp beze kıvamına getirerek elmaların üstüne bir kaşık kadar koyup fırına öyle de verebilirsiniz. Ben beze yerine hazır marshmallow kullandım. Fırında üstü kızarana kadar tuttum. Sonra soğumaya bıraktım. Servis yaparken de elma yaprağı gibi görünmesi için nane yaprağı ekledim. Tatlımız hazır, afiyet olsun 🙂

~ Kremalı Patates Kumpir ~

Size yazmak istediğim diğer tarif bu, her türlü yemeğin özellikle balığın yanına çok yakışıyor, hem görsel hem lezzet olarak çok övgü alan bir tarif 😉 Denemek isteyenlere işte tarifi:

Malzemeler:
Kumpirlik veya büyük boy patates
Rende kaşar
Krema
Becel
Tuz & Karabiber
Tozbiber (paprika)

Yapılışı:
Bu tarifin yapımı biraz zaman alıyor bu yüzden erkenden yapıp dolapta bekletmek telaş yaratmamak açısından faydalı 🙂 Patatesleri yıkayıp kabuklarını soymadan bir folyoya sarıp fırının en yüksek derecesinde içi yumuşayana kadar tutun. İçi tamamen yumuşamazsa patatesi kaşıkla oymak çok zor oluyor. Fırından alıp biraz soğuduktan sonra folyoyu açmadan bıçakla 2’ye kesip bir kaşık yardımıyla içini alın. Bir kaseye çıkardığınız patatesleri, rende kaşar, çok az becel, çok az krema, tuz-karabiber ve tozbiber koyup çatal yardımıyla püre kıvamına getirin. Bu karışımı folyoda duran patates kabuğunun içine gerisin geriye (hahaha tüm bu tarifi sırf bu kelimeyi kullanmak için yazdım :P) koyun. Üstüne rende kaşar ve tozbiber serpin. Benim elim biraz ağır olduğu için ben bu aşamaya kadar gündüz hazırlayıp buzdolabında bekletiyorum. Akşama doğru dolaptan çıkartıp 10-15 dakika kaşar eriyip hafif kızarana kadar fırında tutuyorum. İşte bu kadar, biraz zahmetli gibi görünüyor ama kesinlikle buna değiyor 😉

~ Ve DDD ~

Sadece mutfakta çalışmadım 🙂 Yemek dışında biraz da Noni Store çalışmalarıma ağırlık verdim, siparişlerim birikti, bir süre özel sipariş alamayacağım ne yazık ki 😦 Bu esnada kendimi de birazcık şımartmak istedim, DDD koleksiyonumdan bir yüzük de kendime yaptım 😉

Bugün yüzüğümü ve fi tarihinde İpekyol’dan aldığım bu zürafa bileziği taktım, nedense bana çok uyumlu göründüler 🙂
Güzel bir gün olsun zira benim buna ihtiyacım var, ofisteki enerjim son günlerde çok düşük, kendimi bir türlü toparlayamıyorum, yazmak istediğim çok şey var ama… Sanırım daha zamanı var!

>Ben bu haftasonunda…

>

Bu hafta sonu çok özel misafirlerimiz vardı, cumartesi günü onları akşam yemeğinde ağırladım. Normalde iki patlıcan bir domatesle sofra donatan hatunlar vardır, ne yazık ki ben hiç onlardan olamadım. Her tarife bakıp harfi harfine uygulamam lazım aksi taktirde yaptığım yemekler lapa gibi olur 😛 Neyseki gram hesabı için tartım, litre hesabı için ölçü kaplarım var! Ve tabii tüm bunları kullanacağım lezzetli tariflerin yer aldığı yemek kitaplarım 😉 Klasik Türk yemeklerindense değişik tarifler denemeyi sevdiğim için; Remix (çok memnun kaldım, Remix 2’yi de almak istiyorum), Kim Korkar Yemekli Misafirden, Parti Yemekleri, 30 Dakikada Pişen Yemekler (tarifler güzel ama içindeki bazı baharat ve sebzeler ülkemizde bulunmuyor) kitaplarını kullanıyorum benim gibi mutfak özürlü tüm hatunlara önerebilirim…

Cumartesi akşamı işte bu menüyü hazırladım, çok şükür altından başarıyla kalktım 😉

Pazar günü doğa bize baharın geldiğini artık haykırınca daha fazla sessiz kalamadık 🙂

Kendimizi sokaklara attık…

Her bir dalda doğanın ne kadar haklı olduğunu anladık…

İstanbul’un eski fotoğraf karelerinden çıkmış halini daha çok sevdiğimi farkettim…

Bir de Barbaros Bulvarı’nı güneşli günlerde ne çok sevdiğimi…

Ve Ortaköy’deyiz…

Tüm canlılar aralarında sözleşmişcesine güneşin tadını çıkartıyorlar 🙂

Biraz Bebek’te yürüyüşten sonra
Rotamızı değiştirdik…

Eyüp’te tuhaf mahallelerden geçip…

Pierre Loti’ye geldik…

Kalabalık… İnsan seli…
Oturacak yer bulamayınca kahve keyfimizden vazgeçtik.
Merak için gelinebilir ama 2. defa buraya bu kalabalığa ayak basılır mı bilinmez…

Hava kararmaya başlayınca dönüşe geçtik…

Güneşe veda, doğaya teşekkür ettik…

Fin 🙂