>Decaf Latte’min İğneleri :)

>

Canım ablam bir koltukta birçok karpuz taşır; tatlı bir abla, iyi bir eş, ilgili bir anne olmasının yanı sıra çok da yeteneklidir… Ablam diye torpil geçmiyorum vallahi! Yetenekli olduğu konusunda benimle hemfikir olan Somerset Life dergisi de son sayısına canım ablamı konuk etmiş, hem de 4 sayfa! Dergi ABD-Rusya arası uzun bir seyahatten sonra geçen gün elime geçti, çok mutlu oldum, çok gurur duydum! Birtanecik ablamı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum 😉

Bunlar da benim Pick-Me Pin’lerim…Biri şaşkın surat…
Öteki de Miso’dan köşe bucak kaçan anka kuşum…
Diğerleri de burada
Hepinize ablamın iğneleri gibi tatlı ve acıtmayan bir hafta diliyorum!!!
Advertisements

>Happy Halloween!

>

Biz pek kutlamıyoruz, cadıya hergün bayram nasılsa 😛

Ama oralarda bir yerlerde bugün kutlama yapacaklar için diyoruz ki;

Mutlu Cadılar Bayramııııı 🙂


Bu da Moskova’dan kısacık Halloween görüntüleri, ortadaki yarasa kılığına girmiş sanırım, çılgın gençlik işte 😛

>Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

>

Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!
Memleketimizden ayrı olan bizlerde yarın düzenlenecek olan Cumhuriyet Balosu’nda biraraya gelerek ulusal bayramımızı kutlayacağız…
Ayrıca bir kutlama daha yapmak istiyorum; küçük teyzemin de doğumgününü kutluyorum! Seni seviyorum Lebişim!!!
Hepinize özgür ve mutlu bir hafta sonu diliyorum!

>Fesat

>

Geçen hafta bugün canım annemle alışverişteydik… Elimde bu kaplumbağa yüzük alsam mı almasam mı diye düşünmekteydim. Evdeki tüm hayvanlar aleminden yüzüklerim (kuşlu, kelebeklibaykuşlu, filli, domuzlu) aklımdan geçti, gerek yok canım zaten başı kolu oynuyor, gözleri de kırmızı taşlı pek olmamış sanki derken yanımda bir hatun belirdi, dikti gözlerini elimdeki yüzüğe, en sonunda dayanamayıp hanfendi almayacaksanız ben bakabilir miyim dedi, elimdekinden başka kalmadığını da biliyorum, o dakka yüzük kıymete bindi almaya karar verdim 🙂 Yani 2 dakka önce düşündüklerim kanatlanıp uçtu gitti! Sonra güldüm kendime, bu durum birkaç kez daha başıma geldi ve hiç aklımdan elimdeki o tek ürünü onu isteyen hatuna “aaa tabii ne demek buyrun siz alın ben zaten kararsız kaldım” diye vermek geçmedi. Şimdi size soruyorum alışverişe fesat karıştıran tek hatun ben değilim di mi? Hepimizin doğasında var bu “benim olmalı” psikolocisi 🙂
* Bu arada uzun uzun alsam mı diye düşündüğüm bu yüzüğü Erenköy pazarından 5TL’ye aldım, böyle cimri olmamakla tutumlu arası garip bir ayarda duruyorum anlayacağınız 😛

>Hobbyland

>

Geçen haftaki kısa İstanbul ziyaretimde hobilerimi de atlamak istemedim… Vaktim çok kısıtlı olduğu için Eminönü’ne geçemedim, vakit bulamadığım zamanlarda kurtarıcı mağazam Hobbyland’de soluğu alırdım, yine öyle yaptım 😉 Bağdat Caddesi’nde Ömer Paşa Sokak’ın başında yer alan Ziraat Bankası’ndan devam ettiğiniz zaman hemen farkedersiniz, önünde mutlaka ahşap sehpa ve kutular olur. Ben eskiden burayı hediyelik eşya mağazası zannettiğim için uzun süre önünden geçmiş, içeri hiç girmemiştim… İçerdeki envai çeşit boncukları görünce de daha önceden keşfetmediğime pişman olmuştum. Benim gibi Eminönü’ne gitmeye vakti olmayan ya da o kalabalığı yaşamak istemeyenler için bir alternatif olabilir. Yalnızküçük bir uyarı; Bağdat Caddesi’nde yer almasının faturası olsa gerek, burada fiyatlar Eminönü’ne kıyasla daha yüksek…

Canım annem süslediği taşlar için değişik boncuklar aldı…
Ben de birçok eksiğimi tamamladım. Ne yazık ki Moskova’da bu tip hobi mağazaları yok, keşke olsa 😦 Sanırım İstanbul’a ait özleyeceğim şeylerden biri de rengarenk incik boncuklar olacak!

>Çikolata Fabrikası

>

Annişle babiş ben geliyorum diye benim sevdiğim birçok şeyi önceden alıp dolaba koymuşlardı ama benim keskin kartal gözüme bir kutu çarptı hemen; babamın ben gelmeden önce anneme aldığı, bizi yeee Noni diye bağıran dizi dizi çikolatalar… Oooo mösyö demek anneme en özel çikolatalar bana sadece bir paket sütlü Milka öyle olsun dedim, bitter kedi gibi girdim aralarına daha gelir gelmez 😛
Babamın Nişantaşı’ndaki Çikolata Fabrikası‘ndan aldığı çikolataların içinde ilgimi en çok çeken bu biberli çikolatalar oldu. Bunlar tam benlik dedim! Ağızda önce çikolatanın tadı sonra yavaş yavaş biberin acılığı beliriyor… Belki içinizden Çikolata Fabrikası’nı deneyen olmuştur ama değişik bir tat arayanlara kesinlikle biberlisini tavsiye ediyorum 😉

>Uçmadan Önce…

>

Ahhh ben bir önceki postuma birini daha eklemeyi unuttum! Moskova’ya dönüşte Freeshop’ta gezinirken yanıma cici mi cici biri geldi, blogumu severek takip ettiğini söyledi ve gitti. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda çalışan Naile‘ye Nafia’ya içtenliği için çok teşekkür ediyorum! O anki dumanlı havamı güzel ve ışıl ışıl gülümsemesi ile hemen dağıttı 😉

Yalnız o gittikten sonra bir düşüncedir beni aldı… O tam bana doğru yürüyorken ben ne yapmaktaydım? Dilim dışarda prensime parfüm mü bakınıyordum? Yoksa burnumu kaşıyordum ama o arkadan beni burnumu karıştırıyor gibi mi görmüştü? Ya da o anda biri pırt yapmıştı ama Naile Nafia benden mi bilmişti? Doğru ya, konuşmayı da sanki kısa kesip hemencecik gitmişti, bu da bir ihtimaldi… Yoksa yoksa Naile Nafia artık beni okumaktan vaz mı geçecekti!!!

Hii hiii bu işin esprisi tabii ama sadece ben değil benle birlikte beynimdeki düşünceler de böyle zaman zaman 30.000 feet yüksekten uçmuyor değil 😛

Naileciğim Nafia’cığım başka seyahatlerde yine karşılaşmamız dileklerimle…

>Kısa kaçamağımda;

>

İstanbul’um mis gibi bir havayla karşıladı beni!
Tüm kışı donanzi bonanzi olarak geçireceğimden midir bilmiyorum ama yukardaki hava konusunda bana bir kıyak geçti sanırım 😉
Canım ailemle hasret giderdim… Tontişlerimi çok özlemişim!

Canım yeğenimmmm seni tontişlerden saymadım, çünkü biz evin küçük bıdıklarıyız, seni çoook seviyorum 🙂

Bu kadar yavruşka yeter dedim gittim kendi Törkiş lokumlarımı mıncıkladım 😉
Bol bol şımartıldım!
Renkli taşlarıma her baktığımda canım annemi, kelebekli bluzümü her giydiğimde teyzoşumu, ponponlu tozluklarımı her giyişimde Lebişimi, sedefli küpem ve “bronz” bileziğimi her taktığımda Tülayımı, kedili yüzüğüm ve eldivenimi her kullandığımda Evomu, her Türk kahvesi içtiğimde Elçinimi anacağım 😉
Annem sayesinde keşfettiğim Önder Focan Group’un 2007 yılında çıkardığı Swing A La Turc albümü ile kulağımın pasını sildim 😉 Albüme bayıldım!
Tabii sevimli dostları da unutmadım! Tarçın ve Bediş’ten de haber almak istedim ama ne yazık ki cici annelerine ulaşamadım, belki buradan sesimi duyarlar 😉
Ziyaretin kısası makbuldür dedim, tadında bırakıp prensimin yanına döndüm 😉 Ben sıramı saldım şimdi sıra annişler ve babişlerde 🙂 Hadi çok bekletmeyin bizi !!! 

>Cam kenarı…

>

Sayılı gün çabuk geçermiş di mi? Dönüş vakti geldi bile… Siz şu satırları okurken ben muhtemelen bulutların üstünde olacağım, prensime kavuşacağım için mutlu, canım annem ve babamdan ayrılacağım için buruk… Sütlü ama şekersiz, ikisi bir arada benimkisi…

>Out of Order

>

Şimdik ben bugün, yarın ve sonraki gün hizmet dışıyım 😉
Kendimin şımartılmasıyla meşgulüm.
Ama şımarıklığımın yanında sevgi dolu bir pıtırcık da olduğum için sizleri haberdar ediyorum.
Afferin bana di mi 😛