>Pissi Ailesi Hepinize Mutlu Bir Yıl Diler!

>

Sene sonuna doğru ufak bir talihsizlik yaşayıp ayağını kıran arkadaşım anne müdürü‘ne ufak bir geçmiş olsun hediyem 😉 Tüm tatsızlıkları geride bırakmasını ve yeni senede herşeyin gönlünce olmasını diliyorum!
Bu arada 2011’in sürpriz hamurlarına başladım bile! Yeni yılda yeni pissiler kapıda, umarım hepsi hoşunuza gider, yüzünüzde bir tebessüm oluşturur 😉
Hepinize mutlu bir yıl diliyorum, yeni senede de yaratıcılığımız bol olsun 😉

>6. His ve 96 An…

>

Bir sene daha bitmek üzere, günler aylar hangi ara geçti, ne zaman finişe geldik, nerdeyim ben noluyo? Benim başım döndü bu senenin hızından 🙂 Bir seneye dönüp bir baktım da işte şunları sığdırmışım 365 güne… Pardon seneyi bitirmemize daha 4 gün var; 365-4= 361
İşte 361 güne sığdırdıklarım:
Dolu dolu aşk, canım ailem, canım ablam, bızdıklarım, arkadaşlarım, kedilerim, ayrılıklar, kavuşmalar, nişan, jet nikah, kutlamalar, düğünler, bebişler, istifa, blogum, hobilerim, pissi, kısa tatil kaçamakları, uçaklar, yediklerim, içtiklerim, gezdiklerim, İstiklal, Eminönü, Bağdat Caddesi, Saroz, Marmaris, Datça, Bozburun, Selimiye, İzmir, Çeşme, Alaçatı, kısacası canım memleketim, yeni ülke, yeni ev, güzel şehir Moskova, Rusça ile bocalama, yeni arkadaşlıklar, çektiğim yüzlerce fotoğraf, kahkaha, hüzün, vesaire… Sizinkini bilmiyorum ama benim koca bir yılımın özeti bu oldu…
Geçen sene yeni yıl ile ilgili yazımda “6. hissim benimle kafa bulmuyorsa bu senenin benim için çok önemli bir sene olacağına inanıyorum.” diye yazmışım, evet 6. hissim benimle kesinlikle kafa bulmamış! Prensimle hayatımı birleştirmem, ardından yeni bir ülkede yeni bir hayata başlamamız 2010’un bizim için çok özel bir yıl olmasını sağladı… İçimdeki ses 2011’de bu kareye bir de minik bir bebiş sığdıracağımızı söylüyor. Çin takvimine göre ne oluyor bilmiyorum ama ben şimdiden 2011’i tavşan yılı ilan ediyorum kihhh kihhh 😉 

>Gum’u Seviyorum!

>

Uzun süredir yağan karın üstüne bugün şakır şakır yağmur yağınca, yollar buzlanıp yürümek zorlanınca kendimizi daha fazla yerde bulmadan Gum’a atıverdik. İçeri girer girmez duyduğumuz hareketli müzik ve rengarenk süslerle içimizi yeni yılın heyecanı ve mutluluğu sardı 🙂 
Kışın daha doğrusu eksi derecelerin en kötü tarafı kat kat giyinmek zorunda kalmanız 😦 Elimden geldiğince kardan adam gibi görünmemeye çalışsam da kışlık giysilerle pek barışık olduğum söylenemez! Kışın çabucak geçmesini özellikle şu kürkleri daha fazla görmemek için istiyorum, maalesef burada genç yaşlı herkeste bir kürk çılgınlığı var. Üstümdeki yelek gibi suni kürkler dururken neden ölü bir hayvanın derisini insanlar üstünde taşımak isterler inanın anlayamıyorum!
Şimdi TV açık, Okan’ın programında bayıldığım oyuncu Nihal Yalçın kürke karşı olan komik bir tiplemeyi canlandırıyor, bu yazımdan sonra tam denk geldi, çok güldüm doğrusu hii hiii 🙂
Gum’un içinde gezintiye devam edelim… Bu şirin yaşlı amcalar harika bir müzik dinletisi sundular bize, uzun süre de yorulmadan performanslarına devam ettiler…
Şu güzelliğe bakar mısınız! 41 kere maşallah diyorum! Bu arada anneyle baba bugün ikinciyi yapmaya karar verdiler sanırım 😉
Havada aşk kokusu var 🙂 Gelinle damat değil canım diğer çifti kastediyorum ben!
Hmmmm bu gece Moskova’da 4.5 şiddetinde artçı depremler bekleyebiliriz 🙂
Tsaritsyno Parkına gittiğimiz gün gibi etrafımızı bir sürü gelinle damat sardı bugün, çok hoş bir görüntüydü doğrusu… 
Bu çift çok komikti, gelin damadı boğuyor gibi poz verdiler 🙂
Evet ilk kez cesaretimi toplayıp bir yavruşkanın bana poz vermesini rica ettim, tabii öncesinde iltifatlar ettim kendisine, ne demişler tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkartır 😉
Gum’un içinde çok şirin bir mağaza var, çok güzel biblolar ve yeni yıl süsleri satılıyor, annemin de bu mağazaya bayılacağını tahmin ediyorum 😉
Çok alakasız olacak ama bu balerini görünce direkt aklıma geldi; Black Swan (Siyah Kuğu) filmini izlediniz mi? Konu biraz ağır ilerliyor ama ben filmi ve Natalie Portman’ın oyunculuğunu çok etkileyici buldum!
Biz 2010’u artık geride bırakmaya hazırız, ya siz? 2011 için yeni dilekler, umutlar, beklentiler hazır bile, 1 Ocak itibariyle bunları dilemeye başlıyoruz yani en azından ben kendi adıma bunu garanti edebilirim 😉
2010’un son haftasonunu en iyi şekilde uğurlayalım olur mu?

>Etsy & Bendeniz

>

Merhabalar! Cam yüzükleri nasıl yaptığım ile ilgili yazımı okuyan ama yorumlara göz atmayan kişiler için tekrar yazmak istedim, belki gözden kaçmış olabilir… Ben cam yüzüklerimde kullandığım malzemelerin bir kısmını (camları ve 3 boyutlu yapışkanı) http://www.etsy.com/ sitesinden 1 yıl önce aldım, uzun süredir ordan alışveriş yapmadığım için bu ürünler hala satışta mı bilmiyorum ama siz girip bi bakarsınız 😉
Bu arada ufak bir sitemim olacak… Kesinlikle herkesi aynı kefeye koyuyor değilim, sadece sizlere içimi dökmek istedim. Kimi zaman hobilerimle ilgili mailler alıyorum; genelde hangi hamuru kullandığım, nasıl yaptığım ve malzemeleri nereden aldığım ile ilgili sorular oluyor. Herkese aynı özveri ile cevap veriyorum, fakat bazı kişiler sorunun cevabını alıp merakını giderdikten sonra geriye dönüp bir teşekkür dahi etmiyor. Buna gerçekten çok bozuluyorum! Herkesin vakti değerli, bu nedenle değerli vaktini ayıran birinden de kısa bir teşekkür esirgenmemeli diye düşünüyorum…
Hiç önemsemediğiniz küçük bir teşekkür bir insanın gününün güzel geçmesini sağlayabilir 😉

>Güzellik üzerine…

>

Evet bütün kadınlar çiçektir bütün kadınlar güzeldir bla bla bla ama güzelliği biraz da ortaya çıkartmak gerekir öyle di mi? Bugün ben size güzel bir ürün tavsiyesinde bulunacağım ama öyle hemen okuyup kaçamazsınız! Yok öyle yağma 🙂
Maybelline

Makyaj malzemeleri arasında en çabuk tükettiğim ürün göz kalemidir. Hemen hemen her ürünü denediğimi size garanti edebilirim! Genelde kalemlerin akmasından, eyeliner’ın ise istediğim şekilde olmamasından şikayet eder (genelde hepsi yumuşak fırçadan oluşur ki ben de bunları hiç rahat kullanamam), içimden hep keşke şöyle keçeli kalemlere benzeyen bir eyeliner yapsalar derdim. Geçen gün Maybelline Eye Definer Liquid Eyeliner’ını görünce hemen bir şans tanıdım kendisine. Çok ama çok memnun kaldım, sürmesi gerçekten çok rahat ve çok kalıcı, hesaplı ve kullanışlı bir eyeliner arayan herkese tavsiye ederim 😉
Şimdik sıra sizde! Bende sizden rimel tavsiyelerinizi duymak istiyorum.  Ben kirpiklerimi tek tek ayırmayan aksine birbirine yapıştıran ve dolgun gösteren rimelleri seviyorum ama birçok marka denememe rağmen işte aradığım bu diyebileceğim bir rimele denk gelemedim. Üstte fotoğrafını çektiğim rimelim Lancome Hypnose’u vasat buldum… Chanel’i pek sevmedim… YSL ve Shiseido kirpiklerimi döktü. Bir tek MAC Zoomlash ile DiorShow Mascara’dan memnun kaldım. Bir arkadaşım Burberry tavsiye etti ama onu hiç denemedim. Evet kıslaaar mikrofon pardon klavye sizde 🙂

>Öyle bir geçer zaman ki…

>

Bugün markette bunu görür görmez küçüklüğüme geri döndüm…

Rahmetli dedem her ziyaretinden önce bir kuruyemişçiye uğrar, şeker ve çikolatadan oluşan iki ayrı kese kağıdı hazırlatır, bize öyle uğrardı. Ablamla o kese kağıdının içinden çıkan horoz şekerini, şemsiye şeklindeki çikolatayı, renkli kuş lokumlarını büyük bir keyifle yerdik. Ne güzel günlerdi onlar…

Aaaa bir dakka! Şimdi hatırladım, ibibik ben tüm kese kağıdındakileri bir çırpıda mideye indirirdim ama ablam öyle yapmazdı. En güzellerini sona saklar, benimkiler bittikten sonra piyasaya çıkartır ve aheste aheste yerdi, ben de yutkunarak ona bakardım hahahaha 🙂 Erken öten horozu keserler mi onu bilemiycem ama horoz şekerini erkenden lüpletenlere uyanık ablaların neler yaptığını gayet iyi biliyorum 😉
Canım ablammm seni çok seviyorum (ve de çok özledimmmm) !!!

>Pırtık

>

Geçen gün telefondayım… Konuşurken de elim ayağım pek durmaz. Kıpır kıpırımdır… Tam konuşmanın orta yerinde terliğimin lastiği parkede öyle bir kaydı ki zooort diye bir ses çıktı, yani istesem bu sesi bu kadar gerçekçi çıkartamazdım! O sırada bir sessizlik oldu, ay nasıl utandım size anlatamam. Telefonun diğer ucundaki de saygı duyduğum biri…. Yok yok düşündüğün gibi değil ayağımdan çıktı o ses diyemedim de kalakaldım öyle ezik ben hahahahah 🙂
Sizin de böyle komik durumlara düştüğünüz anlar oldu mu? Yoksa tek bahtsız bedevi ben miyim 🙂