>Eros başınızdan eksik olmasın!

>

Bugün aşkı bulanlar için mutlu, henüz bulamayanlar için zulüm günlerden biri öyle di mi?
Ama aşkın karşınıza ne zaman çıkacağı hiç belli olmaz! Bu konuda kendimi her zaman şekil A-1 olarak örnek gösterebilirim 😉
Aşkı arayanlara en kısa zamanda hayatlarının aşkı ile karşılaşmalarını, bulanlara ise sıkı sıkıya sarılmasını ve kaybetmemesini diliyorum!
Bir gün değil her gün sevgiyle dolduğumuz günler bizimle olsun!
Sevgililer Günümüz kutlu olsun!
* Bugün ayrıca Mevlid Kandili, hepinizin kandilini kutluyorum…
Advertisements

>Prenses

>

Şu anda özlediklerim var…
Ve her daim özleyeceklerim…
Canım arkadaşım Selin ile vedalaştık dün… Bu kadar işinin arasında bir de çok romantik bir albüm hazırlamış bize, düğün yemeğimizde çektiği fotoğraflardan oluşan… Giderayak hediye etti, nasıl duygulandım anlatamam…
Canım arkadaşım bu sabah uzun bir seyahate çıkıyor, kalbim bu seyahatte hep onunla olacak.
Seni çok seviyorum prensesim, yolun da yüreğin gibi hep açık olsun!!!

>Düğün & Detaylar…

>

Artık Moskova’lıyım ya da Moskova’dayım mı demeliyim? Her neyse 🙂 Açıkçası bir süre içimden hiçbir şey yapmak, buraya yazmak bile gelmedi… O kadar yorulmuşum ki sadece dinlenmek, kafamda hiçbir plan/program yapmadan günü amaçsızca öldürmek istedim. Evet itiraf ediyorum yan gelip yatmayı çok özlemişim 😛 İstanbul yordun sen beni, ama tüm yoruculuğuna rağmen ben seni çok seviyorum!!!

Biz aslında sade bir nikah düşüncesi ile çıktık yola… Ama aniden Moskova’ya yerleşme durumumuz ortaya çıkınca bu düşüncenin yerini yıldırım nikahı aldı (aslında yıldırım nikahı diye birşey yok sadece düğün tarihini erkene alabiliyorsunuz…) Durum böyle olunca hem kutlama hem de veda anlamında bir düğün yemeği organize ettik…

Bilirsiniz gelinlerin en büyük olayı saçtır, eğer benim gibi kıvırcık ve zor saçlara sahip biriyseniz vay halinize 😛 Ben bu iş için blog arkadaşım sayesinde keşfettiğim Saloon Black‘i tercih ettim. Saçlarımı Levent Bey yaptı, onun önerisi ile saçlarımı tamamen açık bırakmak yerine elbiseme daha yakışacağı için topuzda karar kıldık. Bu arada Rojda Demirer‘in saç rengini ve kesimini beğeniyorsanız o da Levent Bey’in eseri 😉 Makyajımı yine Saloon Black’in tatlı makyözü Aslı Hanım yaptı. İlk defa bir kuaföreden hem saç hem de makyaj bakımından mutlu ayrıldım!

Mekan olarak arkadaşımızın işletmeciliğini üstlendiği Lychee‘yi seçtik… Tüm yardımları ve ilgisi için Burak’a sonsuz teşekkürler! Yemekler doyurucu ve servis çok güzeldi, özellikle ara sıcak çok lezzetliymiş ama ben yiyemedim gelin aç kaldı açççç böhüüüüüü 🙂

Bizim o günkü heyecanımızı üstümüzden atan altın kalpli bir prenses vardı!!! Misafirlerimiz gelmeden önce mekanda bizim harika fotoğraflarımızı çeken canım arkadaşım Selin‘e kocaman ama kocaamaaaan teşekkür öpücükleri yolluyorum blogumdan!!! O gün topuzum bozulur, makyajım akar diye poz verme konusunda çok nazlandım ama canım arkadaşım beni anlayışla karşıladı. Seni seviyorum prensesim!

Daha önceden de yazdığım gibi beyaz klasik bir gelinlik giymek istemedim ve özellikle eski döneme ait olmasını istedim… Nişantaşı’ndaki Made in Love sayesinde 1900’lü yıllara ait tam hayallerimdeki gibi bir gelinliğe kavuştum 🙂 Gelinliğin kuşağı da yine antika ama başka bir kıyafetten alınıp bu gelinliğe uyarlanmış. Mağazanın sahibi Ali Bey’e de çok teşekkür ederim!

Çıkış vakti geldiğinde minik nedimelerimiz önden yürüyüp yerlere gül yaprakları döktüler biz de arkadan onları takip ettik 😉

Ve ilk dans… Şarkımız; sözleri hüzünlü olsa da melodisini çok beğendiğimiz için Pink Martini’den La Soledad

Gelinle damat sonlara doğru biraz dağıtmış mı ne 😛 Pastamızı Pelit‘ten çilekli, pikola fındıklı ve beyaz çikolatalı olarak seçtik. Pasta şarkımız da yine blog arkadaşımın önerisi sayesinde Sertab Erener’den Rengarenk oldu 😉 Bu arada düğün hazırlıkları yapanlara küçük bir tüyo, 100 kişilik bir düğün düzenliyorsanız pastanızı kesinlikle max. 60 kişilik seçin ve pastaneye dilimlettirmeyin çünkü bu fazlasıyla yeterli oluyor, bizim pastanın yarısı arttı bile!

Tabii ki eksiklerimiz oldu, her düğün de yaşanan aksaklıklar yaşandı… Canlı müzikte beklediğimiz kişi yerine başkası sahne aldı ve pek düğüne yakışmayacak şarkılar (kimler geldi kimler geçti, seveceğim gezeceğim vs…) söyledi ama bizi gerçekten seven arkadaşlarımız buna hiç takılmadan eğlenmeye devam etti 🙂

Bu mutlu günümüzde yanımızda olan canım ailemize, tüm sevdiklerimize, arkadaşlarımıza ve ayrıca buradan güzel mesajlar ve iyi dilekleriyle bana destek olan tüm sevenlerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız! Sizi çok seviyorum!!!

>Bu iş de tamam :)

>

İsterse dünyanın en pısırık hatunu olsun, her gelinin doğasında var bu, kendi düğünü söz konusu olunca aslan kesilir, bir havalara girer, her işi kendi halletmek ister… Damat ise garibim ne olduğunu anlamaz bile, bir traş bir papyon bir iki duble sonrası da uyuz olduğu kayınço ile sarmaş dolaş pistte halay çekerken bulur kendini hii hii 🙂 Bizde neler yaşanacak çok yakında göreceğiz 😉 Neyseki işlerimin büyük kısmını hallettim… Antika gelinliğimin içine astar dikildi. Oturma planı yapıldı. Pastamız seçildi, şarkısı bile belli oldu! DemirAres’in Annesi’ne önerisi için kocaman teşekkürlerimi gönderiyorum, gerçekten tam benlik bir şarkı 🙂 Blog ne harika bir olay böyle, pasta şarkımın seçimi blog arkadaşımın sayesinde oldu, gerçekten çok seviyorum burayı ve sizleri !!!

Davetiyelerin büyük bir çoğunluğu dağıtıldı. Her ne kadar seçtiğimiz matbaa rahatlığı ile bizi bayağı üzse de neyseki elimize ulaştı. Zaten bu işlerde hep bir aksilik yaşanır öyle di mi? Bu da nazar boncuğu olsun artık (ay bayılırım bu lafa!)

Bu kadar koşturmadan sonra şimdi kendimi ödüllendirme zamanı diyorum ve yine ufak bir kaçamak için yollara dökülüyorum! Hepinize harika bir hafta diliyor, Berat kandilinizi de kutluyorum…

>Sonunda…

>

Aradım, taradım sonunda buldum yuppiii 🙂 1920 yılından beri giyilmeyi bekleyen gelinlik artık benim oldu, sanki benim için dikilmiş ve beni bekliyormuş gibi… Genelde eşyalar ve giysiler ile duygusal bağ kurma adetim yoktur ama bu gelinliği üstüme giydiğim anda işte bu dedim… Klasik bir görünüm yerine eski dönemden çıkıp gelmiş bir gelin gibi görünmek istiyordum, bu hayalimi gelinliğim ile pekiştireceğim için çok mutluyum, şimdi Ağustos’a kadar beklemem lazım haydi bakalım 😉

>Beyim :)

>

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.

Yuvayı dişi kuş yapar.

Ben bilmem, beyim bilir.

İki gönül bir olunca samanlık seyran olur

(ay pardon bu yanlışlıkla araya girdi :P)

Bugün prensimin doğum günü, mutlu yıllar biricik aşkım, uzun kutlama postum Noni Private’ta 😉 Mayıs ayı tam anlamıyla kutlama bombardımanına tutulduğumuz bir ay oldu; annemin doğum günü, anneler günü, nişan törenimiz, Selinimin doğum günü, benim doğum günüm, civcivin doğum günü, jet nikahımız, aşkımın doğum günü derken dobişko aile olduk çıktık 😛 Acil kilo vermem lazım yoksa kafamdaki gelinlik modeli ile daha çok bir armuta benzeyebilirim 😛

>FLASH!!! FLASH!!! FLASH!!! FLASH!!!

>

Evet evet yanlış okumadınız 🙂

Neyi bekliyoruz dedik gittik bastık kıydık nikahı 😛 Bu hızla biz 9 ayda dünyaya gelen bebeği 4.5 aya indirmezsek hiç şaşırmam jetgiller gibiyiz hii hii 😛 Aman yok aklınıza hemen başka şeyler gelmesin, nikahı bir an önce yapmamız gerekiyordu ama sebebi bebiş değil, inşallah zamanı gelince o da olacak, hatta şimdiden evrene şöyle kıvırcık saçlı masmavi gözlü bir bebiş için sipariş verebilirim 😉

Yalnız her şey bir yana sağ parmağım daha adapte olmamışken yüzük hoop sola geçti bile 😛

Şimdi düğün için heyecanla canım ablamın Amerika’dan gelmesini bekliyoruz!!!