>Hoşgeldin 2010 !!!!!

>

MUTLU YILLAR!!!!
İşte size söylediğim gibi yeni senede burdayımmmm 🙂
Bu kadar erken beklemiyordunuz beni di mi he hee 🙂
Bu yazımın yayınlandığı saatlerde ben muhtemelen hafif çakır keyif hatta öpüjemmm moduna girmiş olabilirim. Neden yeni senede bu kadar içmeye meyilli oluyor herkes? Bunu bir ara irdelemek lazım!
2009 çok hızlı bir sene oldu benim için… Hayatımda bazı şeyler aksi gidiyorken hiç beklemediğim sürprizlerle karşılaştım. Avenue Q müzikalinde söylendiği gibi “hayatta herşey şimdiliktir” gerçekten de! Şimdilik düşünmüyorum dediğiniz şeyleri bir bakmışsınız artık düşünür olmuşsunuz 🙂 Ay çok filozof gibi konuştuğumun farkındayım ama demek istediğim şu ki herşey zamanla değişir! Bu yüzden bekleyip görmek lazım, en önemlisi sabretmeyi bilmek lazım… Sanırım 2009’un bana verdiği en büyük ders “sabrın sonu selamettir yavrum” oldu 🙂 Ben 2009 için payıma düşen herşeyi yaşadığıma inanıyorum. (Ay blogumu okuyan biri bana her şey ayrı yazılır nonicim öğren demişti ben hala bitişik yazıyorum bak bunu 1 yılda bir türlü öğrenememişim o ayrı! her iki anlamda ayrı!) Şimdi önümde koskoca bir yıl var ve bu senenin benim için çok önemli bir sene olacağına inanıyorum. (6. hissim benimle kafa bulmuyorsa tabii!)
Bloguma gelince… 2009 senesinde buraya tam 242 tane yazı eklemişim. Ama senenin sonuna doğru teklemeye başlayınca yazılarıma 15 günlüğüne ara vermek istedim, açıkçası blogumu biraz özlemeye ihtiyacım vardı… Paylaşım güzel tabii ama bu tek taraflı olunca insan kendisini biraz tuhaf hissediyor. (Ezik Noniyim ben kimse bana yorum bırakmıyo ezikim ben fırk fırk!) Yorum beklentim/kaygım elbette yok ama ben sizlerin de fikir ve önerilerine önem veriyorum. Aramızdaki paylaşımı arttırmak istiyorum. (Ezik Noni’nin gururlu iç sesi: “Artıkın hep bağa hep bağa yohh biraz da sen vereceğn sen paylaşımcı oleceğn o kedder!”) Mesela her pazartesi “Ben bu haftasonunda…” postu hazırlayacağım, hoşuma giden etkinlikleri her zamanki gibi burada sizlerle paylaşıp sizden de hoşunuza giden tavsiyeler alacağım. Evet evet bunu yapiciğim hissedoorum yapiciğim hii hii 🙂 Daha başka şeylerde düşünüyorum dur bakalım aklıma geldikçe paylaşırım. Ay ne çene ne çene! Herşey bir yana Allah sevgilime bu sene extra sabır versin bence 🙂

Umarım hepiniz geçmişi güzel kapatıp, yeni seneye umutla başlamışsınızdır!

Hepimize harika bir yıl diliyorum.

Bu sene de sevgiyle kalın!

(Hep bağa hep bağa yohhhhh ona göre!)

Güle Güle 2009…

Hoşgeldin 2010 !!!

>Mucukkk

>

Hafta içi manzara genelde değişmiyor.
Her sabah 6.20’de kalk.
Hazırlan.
Arabada makyaj yap.
Köprüyü geç.
Kahvaltı yap.
7.30’da işte ol.
Çalış.
Çalış.
Yine çalış.
Akşam 8 bilemedin 9’da çık.
Köprüyü geç.
Eve git.
Yemek ye.
TV izle.
Yat.
Ertesi güne uyan.
Ay yazarken sıkıldım!
İyi ki prenslerimiz var!
Hmmm bir de bu tip haberler tabii…
Hayatı eğlenceli hale getiriyorlar!
Mucukkk!
🙂

Ciddi ciddi öpen var mıdır acaba? Iykk!

>Virgin "Radio" Party

>

Dün akşam 2-chic kızının daveti ile Reina’da düzenlenen Virgin Radio’nun 1. Yaş Günü partisine katıldık. Siyah eteğim ve siyah bluzüm ile ben bir radyonun partisi yerine kutsal bakireler toplantısına katılmış rahibelerden farksızdım! Halaluyaaaa!

Aha rahibenin yoldan çıktığı an! Tüüü edepsiz!

Gofret gördüğüm en çırpı, en kürdan bacaklara sahip hatun, yemin ederim onun 2 bacağı benim bir bacağım ediyor, sinir şey !

Koyu renk ruju işte bu yüzden tercih etmek istemiyorum, içkiyi fondüpledikten sonra rujun yarısı bardakta kalıyor, diğer yarısı da Seren Serengil’in fi tarihinde dudaklarına çektiği kalem gibi duruyor ıyk!

Gecede içkiler içildi, kaynatıldı, hediye çekilişleri yapıldı, bize çıkan havagazını (fosss) çantamıza atıp 2-Chic yavrusuna teşekkür edip evlerimize döndük…
Halaluyahh!

funny animated gif

>The Girl Next Door (yani ben)

>


Herkese iyi haftalarrrr! Aralığı da ortaladık, 2009’a veda etmemize çok az bir zaman kaldı! Beni şimdiden Yeni Yıl heyecanı sardı, hafta sonu evdeki yeni yıl süslerimi çıkarttım fakat bir baktım benim yılbaşı ağacım yok evet yavruslar benim bir dikili yeni yıl ağacım bilem yok! En kısa zamanda bir ağaç edinmek kaydıyla Noel Baba’larımı çıkarttım ortaya…

Ortaya karışık Noel Baba 🙂

Aslında bu haftasonu planlarımda Galatamoda’ya bir göz atıp ardından Otto Santral’e gidip Jose Gonzalez’in performansını dinlemek vardı ama bunların hiçbirini gerçekleştirmedim çünkü ben uyuşuk bir Boğa kızıyım 🙂 Ahhh ne yazık ki burcumun hakkını iştah konusunda da veriyorum 😉 Sevgilimle son günlerdeki favori mekanımız Home Store… Sushi sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Bir de çok değişik şampanyalı kokteylleri var; ben Big Bubble şampanya içtim değişikti, ama Home Store Bellini daha göz alıcıydı. Bir de yürüyüş yaparken farkettik, caddeye Sushi Me adında yeni bir sushi restaurantı açılıyor, merakla bekliyorum 😉

Benden bir dolap postu istenmişti, başta anlamamıştım, jeton düştükten sonra hazırlıyım dedim. Üstte görmüş olduğunuz foto dolabımdan bir kesit sunmaktadır 🙂 Bende sıralama hastalığı var, herşey ya rengine ya da ebatına göre sıralanmalı mutlaka… Mesela siyah kazaklarımın arasına asla kahverengi giremez veya beyazların arasına mavi renk karışamaz. Kemerlerim renklerine göre ayrılmıştır. Kotlar bir yerde, kumaş pantalonlar bir yerde ve eşofmanlar (doğrusu eşortman mıydı yoksa???) başka bir yerde olmalıdır. Ayrıca elbiseler ve etekler de ayrı ayrı durur. Ayakkabı dolabımı çekmeyi unuttum ama onları da renklerine göre ayırdım. Evet bu bir takıntı kabul ediyorum ama hayatımı daha kolaylaştırıyor, herşeyi elimle koymuş gibi buluyorum 😉

Ve i-clay aşkında mutlu son!

Günlerdir aradığım siyah hamur kovama nihayet kavuştum 🙂

Bu da Tarçın aşkı 🙂 Evin diğer uyuşuğu da kendisi olur!

Evet üşengeç, obur ve takıntılı bir noni olmamın yanına bir de Hello Kitty delisini ekleyebilirsiniz 🙂 Prensesim yurtdışından bir poşet Hello Kitty hediyeleri ile Noel Hatunlar gibi döndü, 1 poşet Hello Kitty ve hepsi b-e-n-i-m!!! İçinde Hello Kitty’li simli chopstick’ler bile vardı bayıldımmmm 🙂 Teşekkürler prensesim!!!

Prensesimden konu açılmışken onun websitesinden de bahsedebilirim 🙂 Selinky.com artık yayında! Prensesim Selin harika bir fotoğrafçıdır (bu konuda ondan çoook şey öğreniyorum) ve kendimi çoook şanslı hissediyorum, her zaman bir alo uzaklıkta fotoğraf konusunda bana hem destek olur hem de engin bilgisini paylaşır. Prensesim Selin doğum, düğün, nişan gibi özel günlerde veya özel bir neden gerekmeksizin sevgi dolu anlarını paylaşmak isteyen herkese kendi websitesi aracılığı ile hizmet etmeye başladı. Canım arkadaşımı tebrik ediyor ve kendisine bol ışıklı günler diliyorum 🙂

Prensesin objektifinden, 2009 kışı…

Prensesin objektifinden, 2009 yazı…

Tepenizde güneş olmasa bile içinizde ışığın bol olduğu bir hafta diliyorum!

>Veee kazanan:

>

Kalya’yı tebrik ediyorum 🙂
Ve işte Kalya’nın kazandığı sürpriz hamur:

Tarçın’ı istemiyor musunuz aha onun minyatürünü size böyle zorla veririm işte 🙂 Kediler ve hamur arasında bir bağ kurmamın tek nedeni buydu yani 🙂 Şişko kediciği Tarçın’a benzetmeye çalıştım yanına da şaşkın şaşı yavuklusunu yaptım. Bu arada Tarçın gelini gördüğünden değil karnı aç olduğundan böyle dili dışarda 😛

Bu sefer çekilişte random.org sitesini kullandım. Kimseye haksızlık olmasın diye herkesin sadece ilk yorumlarını yayınladım ve kendi yazdığım yorumları da sildim. Geriye kalan 51 kişiden kazanan 19. sıradaki Kalya oldu 😉

Damat bey gelini şimdi öpebilirsin. Şşşşt öpebilirsin dedik! Kiss kiss!

Oh my Goddd, oh my Goddd bu damat beni çiğ çiğ yiyceekkkk imdaattt!

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine!

>Aralık Ayının Sürpriz Hamuru

>

Aralık ayının sürpriz hamuru için oylama başlamıştır 🙂
Bakalım bu ayın şanslı kazananı kim olacak?
Biliyorsunuz tek yapmanız gereken buraya ben de istiyommm diye yorum bırakmanız, başka bir şart koşmuyorum. Kedi veriyorum derim kimse burnunu çevirip bakmaz şimdi hamur için gelecek yorumlara bakın hele! Miso ve Tarçın için hepi topu 17 yorum geldi zaten onun 2 tanesi godik bana ait kaldı mı 15 yorum, onun içinden de isteyen bir tek Derya çıktı o da beyine danışmak istedi, hay ben böyle şansın! Böyle benim gibi hem bir güzellik yapıp hem de söylenen başka lanet bir blogger yoktur heralde 🙂 Kendimden tiksindim ha! Bu yazıma yorum gelmese ne güzel ağzımın payını alırım di mi ama hee hee 🙂 Neyse siz beni böyle çatlak matlak kabul ettiniz artık! Ay bugün çok konuştum tamam kabul susuyorum! Çekilişi bu şekilde yapıp kazananı cuma günü açıklayacağım. Lö şans diliyorum, oruvaa madamlar !!!

>Ekşiiiiiiii

>

Buraya ben neşeli halimin yanı sıra,
Herkesin hayatında olabilen
Moral bozukluğundan,
Anlaşmazlıklardan,
İniş çıkışlardan,
Yorgunluktan,
Stresten
Vs…
De bahsedebilirim.
Ama ben bunu yapmayacağım.
Ben elimdeki ekşi limona bir de tuz katıp
Kendime bugün bir tekila ısmarlayacağım !

(Tamam günün bu saatinde elbette değil ama iş çıkışında bir fondüp yapabilirim!)

>Mutluluk bazen…

>

Kaybettim derken bulmaktır…
(Kristin’imden aldığım, kaybettim diye çok üzüldüğüm anahtarlığım nadiren giydiğim deri ceketimin cebinden çıktı!)

Uzun bekleyiş sonrası kavuşmaktır…

(Chanel No.27 Excentric ruju satan bir yer nihayet buldum!)

Soğuk kış günlerinde bile içinizi ısıtabilmesidir…

(Gofretim’e ufak bir yeni yıl hamuru…)

Beklentisiz sevgi sunabilmektir…

(Son eserim Rıfkı!)

>Man-i-festo!

>

Merhabalarrrr, haftasonunuz nasıl geçti bakiyim? Benimki bol bol dinlenerek geçti, üstümdeki halsizliği nihayet atabildim! Bu arada bir önceki yazıma bir yorum gelmişti, Semoş çok doğru bir tespittte bulunarak sevgilim sayesinde artık daha tutumlu bir kız olduğumu söylemiş. Yahu nasıl olmiyim? Benim giyinme odamı gördüğünden beri yavrunun psikolojisi bozuldu, kendi kendine konuşuyor, gözü seğirip duruyor, oğlan elden gidiyor! Sevgilimin ruh halini eskisine döndürene kadar bana alışveriş – cısss – yassak!
Şöyle bir gerçek var ki aslında biz boğa hatunları pek bir tutumluyuzdur, malımız kıymetlidir ve hiçbirşeyi atmaya kıyamayız. Bu nedenle dolaplarımız tıklım tıkıştır. Koleksiyonumuzda 1980’lerden kalma giysiler bile vardır! İşte bu nedenle bir boğa hatununun dolabını açmadan önce bu kriterleri hep göz önünde bulundurun lütfen! Bu arada geçenlerde Gofret’in modası geçer geçmez kıyafetlerini verdiğini duyunca 2-chic yavrusuyla ikimiz kalp krizi geçiriyorduk resmen! Bir boğa kızının moda lügatında “demode” diye bir sözcük asla yoktur! Bunu da bir kenara not edin tamam mı 🙂

Ayol bu omuzun hali nedir? Vallahi benim vücudumda bir yamukluk var!

Bluz: Banana Republic’ten (canım ablam vermişti)
Etek: Mango (çoook eski)
Çanta*: Annemin genç kızlığından kalma (yaklaşık 30 – yazıyla otuz – senelik)
Taç: Accessorize
* Annemin de bir boğa hatunu olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım 🙂

Cumartesi akşamı Deniz Seki konseri beklediğimin çok çok üstündeydi, her ne kadar Seki konsere yarım saat geç başlasa da (sanırım Gülben Ergen’in gelmesini bekledi) performansı süper ama saçları rezaletti. Bitti şarkısı ile açılış yaptı ve tüm şarkıları albümlerindeki gibi okudu. Gülben Ergen’in okuduğu ya ölümsün ya düğün şarkısının Deniz Seki’ye ait olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. İzleyiciler arasında Bengü (hiç ısınamadım bu kıza), Pınar Altuğ (ıykk), Yağmur Atacan (yemin ederim oğlu gibi duruyor oğlan) ve Yaşar da vardı. Konserin tek kusuru orkestraydı, kadını bir türlü yakalayamadılar aralarında bir iletişim eksikliği olduğu kesin! Bazı şarkılarda sahneye çıkıp dans eden kız harikaydı ama arkada barkovizyonda geçen görüntüler rezaletti! Şarkılar ile bu kadar alakasız ve kalitesiz görselleri kim bir araya getirmiş ve buna kim onay vermiş hayret doğrusu! Tüm bunlara rağmen Deniz Seki’nin harika sesi tüm kusur ve aksilikleri kamufle etti bence…

Kamuoyu Duyurusu:

Ülkemizdeki tüm oyun hamurlarının Noni Hanım tarafından tüketilmesi sebebiyle kırtasiye ve sair mecralarda bu hamurların kalmadığı ve bu sebeple yaratılan endişenin ve hamurlarla oynayamama neticesinde toplum içinde meydana gelen enerji yüklemesi sonucu ortaya çıkan huzursuzluğun tek sorumlusunun bu hanımefendi olduğunu anlaşılmıştır. Türk kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Aralık ayının sürpriz hamuru çok yakında burada…